Ne olurdu seni ben, gençliğimde bilseydim
Öğrencilik yıllarında, hep arkandan gelseydim
Geçtiğin yollarından, ben de her gün geçseydim
İçtiğin çeşmelerden, bir yudum su içseydim
Bir tek tebessümüne, umutlanıp kansaydım
Sonra kendimden bile, hep seni kıskansaydım
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




cok akici ve tatli.inan icime isledi siir!tebrik ediyorum sayin bay Kartal...hos duygularda kalin...Yakup Icik.
Yüreğine sağlık Musfa ağabey....
gençlik geçer bahardaki sel gibi
ömür biter bir nefeslik yel gibi
öz gardaşın bir gün olur el gibi
bu dünyanın kaderi bu neyleyim....
ah ile vah ile yıllar geçirdim
umut dağlarına turna göçürdüm
Keremin harına yaşım içirdim
bu dünyanın kaderi bu neyleyim...
Küçük bir nazire...sürçü lisan olduysa affola...Muammer KURT
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta