Yağmur yağıyor yerlere; kir kaplı göletler…
Örtünmüş elemler gibi kasvet göğe; renksiz,
Renksiz suyu leş kaplı bulutlar, koca sisler…
Yerler susuyor hâline, yağmurda ümitsiz…
Mermer bi’ kadın, öylece, sağanaklar içinde;
Bir parça donuktur ki biraz eğri beliyle.
Gelmez ama sessizce de çığlıkları inler,
Yüklendiği donmuş sarı taş parşömeninde.
Yaslar tutuyormuş gibi çökmüştü dudaklar,
Rüzgârda donar kamçıya rağmen kısa saçlar,
Yalnızca soluk korku düşer, ince omuzdan.
Yağmur çiseler, öyle belirgin olur, ağlar…
Mermer kadının kirli sular, darbeli yaslar;
Son demde sırayla süzülür ak yanağından…
Kayıt Tarihi : 8.11.2026 00:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kanımca şiir toplum için değil, sanat için olmalıdır; diğer her sanat gibi. Şairin kalemi ressamın fırçasından farksızdır. O fırçasıyla, şair kalemiyle sanatını icra eder. Bu çok kritik bir nokta, şairin kalemi ressam fırçası gibidir, öğretmen cetveli gibi değil. Ressamlardan da aynı toplumsal resimleri bekliyor muyuz? Edebiyat yüksek zümreye aittir, edebiyat değil yalnızca, her sanat. Yüksek zümre derken eğitimli insanı kastediyorum; kendini geliştirmiş, sanat eserine bakmayı bilen insanı. Şiir halkı edebiyat seviyesine çıkarabilmek için halkın seviyesine de inmemelidir. Aksine bunu yapacaksa bulunduğu yükseklikten yapmalıdır. Kuyuya düşen birini kurtarmak için nasıl ki peşinden kuyuya atlamıyorsak edebiyatı da yüksek zümrede tutmalı, çıkacak kişiyi oradan tutup çıkarmalıyız. Estetik ne denli güçlüyse, sanat eseri uğrunda verilen emek ne denli fazla ve güçlüyse o zaman o esere ancak iyi diyebiliriz. Sanatın değeri uğruna verilen emekle doğru orantılıdır. Algoritmalar bugün aynı, hatta daha güzel şeyleri üretebilirler; fakat esere "sanat eseri" dememizdeki kıstas bu değil ki. Kıstas emektir. Estetik uğruna verilen emek. Ağlayan Heykel de bu estetiğin bir sonucu. Gerçek anlam düzeyinde yağmur altında kalan bir heykeli görüyorsunuz. Ancak ikinci anlam düzeyine geçerseniz, heykelin karşısındaki yozlaşmışlığa ağladığını görebilirsiniz. Lakin bu da eğitimle oluyor. Siz belli bir edebiyat eğitimi almamış yahut belli bir okuma külliyatı edinmemiş birine Hâmid'in Makber'ini, Poe'nun Kuzgun'unu, Baudelaire'in Albatros'unu anlatamazsınız.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!