Agâh Adıgüzel 1 Nisan 1956'da Kars-Arpaçay Bardaklı Köy'ünde doğdu.İlkokulu köyünde okudu.Ortaokul ve Liseyi Arpaçay'da okudu.1979 yılında Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirdi.Öğretmenliğe Tokat Kızılköy Ortaokulu'nda başladı.Daha önce 1977'de Ankara DİE'de ve 1978-1979'da Afyon İl İmar Müdürlüğü'nde memurluk yaptı. Tokat Erbaa Ortaokulu Türkçe Öğretmeni iken Antakya İmam-Hatip Lisesi Edebiyat Öğretmenliğine atandı. 1987 yılında İstanbul Eyüp Otakçılar Lisesi Edebiyat öğretmenliğine tayin oldu. 1994 yılında Esenler Yunus Emre İlköğretim Okulu'na kendi isteği ile nakil yaptı.1996 yılında bu okulda Müdür Yardımcısı oldu. Bir ara Esenler Amiral Vehbi Ziya Dümer Lisesi'ne Müdür Vekili olarak görevlendirildi. 1,5 yıl burada görev yaptı. Yunus Emre İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı iken kendi isteği ile mekliye ayrıldı.
Lise yıllarında şiir yazmaya başladı. 1971 yılında Zıraat Bankası'nın açtığı Kompozisyon Yazma yarışmasında birinci oldu, 150 Lira ödül kazandı. 1972 yılında şiir okuma yarışmasında yine birinci oldu ve 150 liralık ödülün sahibi oldu.
Şiirleri birçok dergilerde yayımlandı. 2000 yılında Karslının Sesi Dergisinde gönüllü olarak çalıştı.
Şiirlerinin yanında öyküler de yazmaktadır. Halk ozanları ile yakından ilgilenmekte olan şair, bir süre Radyo Baycan'da programlar yaptı.
Evli ve 5 çocuk babası 6 torun sahibidir.
Eserleri
Şairin yayımlanmış iki tane ÖYKÜ kitabı bulunmaktadır. Birinci kitabı : DUVARDAKİ KILIÇ - 1920'lerde Kars ve Ermenistan'da yaşanmış öykülerden oluşuyor.
İkinci Kitabı : MALAKAN KIZI - Kars'ta yaşayan Malakanların yaşam koşulları ile Kars'a getirdikleri yenilikleri öyküsel bir dille anlatıyor.Bir de Film senaryo çalışması (DUVARDAKİ KILIÇ) mevcuttur.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!