Adım Aşk Şiiri - Ozan Bindebir

Ozan Bindebir
734

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Adım Aşk

Görmeyenler bilmez benim gücümü
Çok âşığı candan eden ben idim.
Duygusuzdan bile aldım öcümü
Güzelleri fettan eden ben idim.

Yaşamayan nerden bilsin bu hâli
Dünyada bulunmaz, yoktur misali
Bazı âşıklara verdim visali
Gönülleri handan eden ben idim.

Hikmetten var olan gönül ışığı
Yolup atmak zordur bu sarmaşığı
Vuslata ermemiş bunca âşığı
Doğduğuna pişman eden ben idim.

Işık saçtı dört bir yana meşalem
Âlemler yanında göründü halem
Daha var olmadan şu koca âlem
Dört köşeyi seyran eden ben idim.

Bülbülü şakıttım gonca güllere
Âşıkları destan ettim dillere
Mecnun’u düşürüp ıssız çöllere
Bir Leyla’ya hayran eden ben idim.

Yürekleri katı olsa demirden
Sultan’dan, Hakan’dan, onca âmirden
Kimse çıkamadı yüce emirden
Gönüllere ferman eden ben idim.

Sevenlerin gizli girdim beynine
Âşık ettim nazlı yârin eğnine
İmza attım, mühür vurdum zihnine
Her hükmünü butlan eden ben idim.

Aslı’ydım, Kerem’in olmayacaktım
Kerem’i yakmaya çakmağı çaktım
Kerem’in közünde Aslı’yı yaktım
Ciğerini büryan eden ben idim.

Bazı gönüllerden sildim kuşkuyu
Âşığın gözünden çaldım uykuyu
İkrârlı âşıkta olan tutkuyu
Ömür boyu mihman eden ben idim.

Karacaoğlan’ın gönlüne girip
Elif’i ağyarla birlik gösterip
Yıllarca gezdirdim gurbette garip
Gönlüne hep hicran eden ben idim.

Hep var idim ezel zamandan beri
Beni bilmeyenin yoktu haberi
Hakk’ın tufanında Nuh Peygamberi
Bir gemiye kaptan eden ben idim.

Üzeyir’dim, bilmem kaç bağ budadım
İsa’ydım çarmıhta bedel ödedim
İbrahim’le Hakk’a adak adadım
İsmail’i kurban eden ben idim.

Zülkifil elinde ekmek pişende
Musa ile Tur Dağında koşanda
Eyüb’ün tenine kurtlar düşende
Lokman ile derman eden ben idim.

Evliya, enbiya, pirin özünde
Dile geldim Yunus Emre sözünde
Sevgi ile Hacı Bektaş dizinde
Aslanı bir ceylan eden ben idim.

Nice sofileri derde bırakıp
Her şeyi olduğu yerde bırakıp
Cahilin gözüne perde bırakıp
Yaradan’ı pinhan eden ben idim.

Nasıl da donattım şu asumanı
İbadetin başı gördüm imanı
İncil’i, Zebur’u, Tevrat, Kur’an’ı
Yaradan’a burhan eden ben idim.

Sadece üç harfim, başka ismim yok
Ne bir somut halim, ne de resmim yok
Gözle göremezler; çünkü cismim yok
Böylesine devran eden ben idim.

Bindebir’e verip bunca çileyi
Dertleri taşırdım, geçti sileyi
Bir oyun oynadım, yaptım hileyi
Bir yanını noksan eden ben idim.

Ozan Bindebir
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 22:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Açıklamalar (TDK Sözlük): Fettan: Cilveli, gönül çelen. Visal: Kavuşma, vuslat. Handan: Gülen, şen, neşeli olan (kimse). Hikmet: 1-Tanrı'nın insanlar tarafından anlaşılamayan amacı. 2-Bir şeyin oluşundaki akıl erdirilemeyen gizli sebep. Vuslat: Sevgiliye kavuşma, visal. Hale: Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker. Seyran: Gezinme. Şakımak: Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek. Ferman: Emir, yazılı belge. Eğni: Giysi, kıyafet, elbise veya sırt, vücut, endam. Butlan: Geçersizlik, hükmünü yitirme. Büryan: Tandırda susuz pişirilen bir kebap türü. (mecazen, âşığın üzüntüden ciğerlerini kaybetmesi) İkrâr: Kabul etme, söz verme. Mihman: Konuk, misafir. Ağyar: Başkaları, yabancılar, eller. Hicran: Bir yerden veya bir kimseden ayrılma, ayrılık. Üzeyir: Mesleği bağbanlık olan ve bağcıların piri kabul edilen peygamber. Zülkifl: Kur’an-ı Kerim’de adı geçen ve sabrı ile salih amel sahibi olmasıyla övülen ve mesleği fırıncılık olan; fırıncıların piri sayılan peygamber. Eyüp: Hz. Eyyüb, İslam, Yahudilik ve Hristiyanlık inançlarında sabır ve şükrün simgesi olarak kabul edilen büyük bir peygamberdir. Derman: 1-Takat, 2-Bir hastalığı iyileştiren ilaç, 3-Bir sorundan kurtulmayı sağlayan çözüm. Pinhan: Gizli, saklı, gizlenmiş. Asuman: Gökyüzü. Burhan: Kanıt, belge. Devran: 1- Dünya, 2- Yazgı, 3- Zaman, çağ. Sile: Bir ölçeğin tam dolu hali.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!