Su bekleyen kızıl gonca
Yaş döküyor bu günlerde,
Benim koparmaya kıyamadığım
Yapraklarından.
Küçük buse
Ve kocaman bir sevgiyle sardığım yapraklarının
Ölüyorum görüyorsunuz
Ve biliyorsunuz kara toprağa
Koyacaksınız bedenimi
Sakın ha gömmeyin aklımı
Zaten doludur
Olur da toprağa kök salar
Benim kalemim çiçek açmıyor Bayım
Benim kalemim kirli
Benim kalemimden bir bebeğin namus kanı
Namussuz bir babanın ellerinin kiri
Tanrının nefreti
Kutsal sözlerin laneti akıyor
Kelimeler depremler yaratıyor beynimde
Solumda Tanrı'nın eşsiz günahlarını taşırken
Bedenim mahşer yeri
Herkes bir yerlere kaçma telaşında
Etrafta koşuştururken
Bir tek sen iblisin gülüşüyle
Tanrı kadını yarattı
En ihtişamlı eserini.
Bunu ürkütücü bir ilkellikle lanetleyemezdim.
Bu yüzden kendime eş bir kadın seçtim
Nasıl lanetlenebilirdi iki ihtişamlı varlığın sevişmesi
Buna yalnızca sevişme denemezdi
İçimde bir şey var sana karşı
Adını koyamadığım
İçimde bir şey var sana karşı
Gözlerine bakarken küçük çocuk mahcubiyeti yaşadığım
İçimde bir şey var sana karşı
İçine gülüşünü sakladığım
Ben üzülmüyorum ki
İçimdeki çocuk ağlamaktan bitap düştü
Yokluğunda oyun oynamaz
Çiçek toplamaz
Orada burada koşmaz
Kimseyle konuşmaz
Ben hep fedakârlık yapmaya mahkûm muyum?
Ben yaşarken ölmeye mecbur muyum?
Ben bir ailenin yükünü taşımaya hükümlü müyüm?
Ben büyümeden yaşlanmaya layık mıyım?
Bak fedakarlığın getirdiği nankör yüzüme bak!
Ufaladılar kalbimi
Ben de kedilere attım doyursunlar karınlarını diye
Ben doyuramadım kalbimi onlar doyursun dedim karnını
Nerede bir kedi görürseniz kalbim onda atıyordur
Nerede bir kedi görürseniz kırık bir kalbi hatırlayın
Nerede bir kedi görürseniz beni hatırlayın
Biri gelir biri gider
En çok yapmaz dediklerin yapar
Kırmaz dediklerin kırar
Gitmez dediklerin gider
En sonunda sen kalırsın
Sen ve kalp kırıklıkların




-
Haydar Güner
Tüm YorumlarSevgili Ada Güner,
Şiirlerinizin her biri, yüreğinizin derinliklerinden damıtılmış kelime damlaları gibi. Duru, içten ve yaşanmışlık taşıyan dizelerinizle karşılaşınca hem sevindim hem de hüzünlendim. Sevindim, çünkü edebiyatımıza yeni bir renk, yeni bir nefes gelmiş. Hüzünlendim çünkü bu güze ...