Acemi Kalem Şiirleri

2

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Acemi Kalem

Bir güneş gibi doğdun ellerime,ben acemice seyrettim gözlerini,minicik ellerini,ayaklarını.Acemice kucakladım seni korkarak incitmekten,öyle savunmasızdın ki,öylesine bana muhtaç oysa ben senden daha muhtaç bir haldeydim; şaşkın,korkak ve delicesine çarpan bir yürekle.Bana sen öğrettin bir can için nasıl herşeyden vazgeçilirmiş bebeğim.Ben seninle büyüdüm yeniden,seninle bebek oldum yeniden.İlk düştüğünde benim dizimdi acıyan seninkinden fazla; ilk ateşlendiğinde bir yaprak gibi titreyen benim elim ayağımdı pervasızca hakim olamadığım elim ayağım.Ben seninle büyüdüm dedim ya korkularımı yenmeyi,dimdik durmayı seninle öğrendim senin için.Özlediğm çocukluğumu seninle yaşadım yeniden seninle top koştururken parklarda.Seninle alfabeyi sökmek yeniden.ALİ KOŞ ALİ TOPU TUT diyebilmek ne kadar özelmiş meğer seninle! Sen öğrendikçe ben çoğaldım seninle.İlk karneni hatırlıyorum da kırmızı kurdalesi ile.Elinde bir kristal vazo gibi bana uzatışını dünyanın bütün mücevherlerine denk gelen o kırmızı kurdaleli karne..Yıllar sonra bile aynı sıcaklık kalbimde.O hiç özlemem bugünleri dediğim o ilk bebeklik çağların,o uykusuz yorgun bitap düştüğüm geceler sen uyurken acaba nefes almıyor mu diye korkarak nasıl da kulağımı dayayıp burnuna dinlerdim soluk alışını. nasıl da özleniyormuş meğer yıllar geçtikçe gülümseyerek o günlerdeki acemilik ve şaşkınlıklar bile.Evet bebeğim 14 yıl sonra ben yine seyrediyorum seni ama bu kez ellerin minicik değil, gözlerin çaresiz muhtaç bakmıyor bana. Bir peri kızı gibi mışıl mışıl uyuyorsun bu kez. Ben seni seyrediyorum.Korkusuzca nefes aldığını bilerek! .. Dedim ya ben seninle büyüdüm bebeğim.Dimdik ayakta kalmayı senin için seninle öğrendim ben.Bir yanı hep eksik kalan çocukluğunu düşünüp hüzünlendiğimi bilme sen peri kızı.Sen hep mutlu ol hüzünler benim içme aksın gizliden gizliye ama sen bilme be peri kızı.Neyse bugün senin doğum günün peri kızı.BİNLERCE KEZ HOŞGELDİN! . İYİKİ DOĞDUN . NİCE YILLARA PERİKIZI. 29.07.2012

Devamını Oku
Acemi Kalem

Üşüyorum temmuz sıcağında, benim yüreğimde zemheri zehir gibi.Lapa lapa kar yağıyor duygularıma,Yağan kar buz tutuyor ve Sarkıtlar oluşturuyor yüreğimin en kuytu köşelerinde.. Sonra.....Ben yine üşüyorum temmuz sıcağında! Sarkıtlar dayanamayıp yüreğimin isyanlarına; kopuyor birer birer tutunduğu acıların dehlizlerinden Ve gözpınarlarıma doluyor birbiri ardına dökülen yağmur damlaları olup! .Kimi öfke, kimi isyan,kimisi kocaman bir hiç olup süzülüyor gözpınarlarımdan ürkek,kırgın ve bir o kadar asi.Ben hala üşüyorum temmuz sıcağında. Buz tutmuş, boran vurmuş yüreğimle..Ve sonra kış güneşinde açan kardelen misali yavaş yavaş ölüyorum boynumu büküp yüreğimin zemherisine dayanamayarak temmuzun sıcağında.....

Devamını Oku