el yordamıyla dalarken hayata,
hayalimizdeki kurşun askerlerdi
acemice yaşadığımız aşklar.
sanmaki;
sevmedik.
düşünsene;
arabesk şarkıları dinlerken,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




İnsanı değerli kılan duygu zengini yapan yaşanmışlıklardır.Yüreğimizde yaşattıklarımız diridir.,yaşamayanlar ölüdür.Şiir mecazdır,şir dil üstüdür.Yani sözcüklere yeni anlam vermektir.Tıpkı bir çocuğun dünyaya gelmesi gibidir.Şiiri yazmadan damıtılmış olması gerek,yaşanması gerek.Yaşamdan kopuk olan bir şiir ne kadar estetik olursa olsun gerçek bir şiir değildir.Tıpkı bir robotun insanın yerini tutması gibidir.Şükriye Halaçoğlu'nun şiirlerinin etkileyici olmasının nedeni bu olsa gerek.
Her insanın arabesk şarkılar dinlediği, bazı şarkılardan hiç olmadığı kadar etkilendiği bir zaman dilimi vardır. Aslında büyüyüncede aynı duygular yaşanabiliyor.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta