Öyle bir sınır ki bu sınır,
Bilmeyeni nar kuyusuna düşürür,
Öyle bir sevgi ki bu sevgi,
İsa'yı AS Hâşâ oğul diye taptırır,
Gök suskun bulutlar yorgun,
Toprak çorak tohumlar bitkin,
Artistliğin lüzumu bu zamanda değeri yok,
Anlayana başka yol olmaz,
Anlamayana yol bulunmaz,
Ne alçak bir sözdür bu,
Dünyanın Saltanatı PARA imiş,
Güç tapınakçıların eline geçmiş,
Birleşmişler aynı tas'da hamamda,
İmparatorları Ana KRALİÇE imiş,
Savaş'tan kandan insan etinden beslenmiş,
Adli sicil kaydın,
Bembeyaz olsa,
Temiz olsa ,
Ne çıkar bundan,
Rahmanın katından,
Kovulmuş ve değersiz isen,
Gelen geldi giden gitti,
Rahmet okuttu ya bu zibidi,
Komuta merkeze seslendi,
Kahve içmiş ayık kendindeydi,
Tuzlama işkembe solonunda,
İyiliğine iyilik yapıp katsan,
Hanlar hamamlar yaptırsan,
Üstüne Ay'ı Güneş’i Dünyayı versen,
Tüm Alem sena hayran baksa,
Alkışlardan eller çatlasa patlasa,
Recebin Hikâyesi,
Not:
Gençken 90 lı yıllarda okul bahçesinde top oynarken tanıştığım
Recep Bülent ağabey ile sadece spor değil ayını zamanda,
namazlara da giderdik. Sonraları bizi sohbete götürmeye başladı.
İyi bir dostluğumuz oldu derken bir gün bize hayatının hikayesini aşağıdaki kısa öyküde ki olduğu gibi anlattı.
Osmanlı Devleti,
Aliyye,
Mirası Sarayı,
Dolmabahçe,
Üç beş çapulcunun,
Son An.
İster'de ister İnsan,
Değer verilsin, Sevilsin sayılsın,
Mallarına mülkler katılsın,
Tahtına serpilsin uzansın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!