Fedakârdır ferağat eder
Zarar da görse göğüs gerer
Dokunur zülfü yâre bir el
Şair sesidir dökülen kanın .
Bazen dilimiz bazen gözümüz
Kifâye etmezki dilde sözün
Yanıyor inanki her an özüm
Ay yüzlü seyre doymaz gözüm
Bir güzel geçti bizim elden ah.
Yıldızlar rotan olsun çıkta gel
Ölç söyle, ince eler sık dokurum
Dokunmadan nefesin nem alırım
Dost bilenle bir ömür dost kalırım
Açık sözlü düṣmana selam olsun.
Gönül yorulmaz beden yaṣınızla
Sevginin ağacı dalsız budaksızdır
Çiçeğinin rengi tabiatta yoktur
Meyvesi dört mevsim özdedir
Ehil olan bilir sevgi ağacı "Kalb'i."
Susmak bilmiyor gönül dilim
Her yaşta tazedir sevda gülüm
Sardı dimağım ruhumda rahiyan
Sevsende sevmesende son halim.
Gözlerinde şaşkınlık hoş bir dem
Mini giymiş düğüne gider
Anası kızındanda beter
Gurur duyyor sayın peder
Gülerde iblis hallere güler.
Nerde fistanın yarısı
Bakma öyle gözlerime
Gönlüm kın özlemin hançer
İlham yükledin kalemime
Tezgâhında şiir dokur Abdil.
Yalanı hileyi ahlak edineni
Mahsum rolüne bürüneni
Duvara hellik koymayan eli
Rakam de sil gitsin Abdil'im.
Yükü belirsiz mazeret treni
Çıktığı yolda yoldaş satanı
Sohbet te kaş göz atanı
Helâl rızka haram katanı
Fark ettiğin anda sil gitsin.
Dost zirveye kadar yürür
Yeşile bürünmüş karlı dağın eteği,
Arılar burdan yapar balı peteği,
Koşar kuzular şımarır çoban köpeği,
Şimdi yaylaya çıkma zamanı.
Ana biz bu dağların doruğunda yetiştik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!