Her taş dibi yaşam öyküsü
Yanık olur Anadolu türküsü
Nineden kalan nazarlık tütsüsü
Bizim elin ağıdı saz'ı güzel.
Başında yazma kolunda cebesi
Yatıp gene dizine uyuyasım geldi
Küçülüp yeniden büyüyesim geldi
Çekip kokunu içime doyasım geldi
Garip Anam ben sana kurban olam
Sensin evladına en âla sevgi sunan
Meyillidir fıtrattan canlı hataya
Saygı sevgi muhabbet illede haya
İlmin ışığında çıkılır uzaya ay'a
Aldırma ahmağın sözüne sil Abdil
Kalem klavye ye bıraksada yerini
Dinden bî-haber ezan'ı dolar yılan diline
Fitne çıkarmak için gider şehit evine
Beş vakit inse bire,düşmandır mescid'e
Tükrüldükçe yüzüne,rahmet sanar nursuz.
Benlik peşinde bizi rafa kaldıran şeytan
İster ise kostüm kıravat tak
İsterse ayakta isterse oturt bak
Bir dürüm dür, bir de torba tak
Kiṣiyi giydiği yediği adam etmez.
Çocuğun harçlığı cebinde kalacak
Bir simit bir de oyuncak alacak
Kadın meyhaneden eş beklemiyecek
Asayiş berkemal oturun ailecek
Yuvaları meyhaneye döndürmeyin
Farkındamısın ey insan
Acılar ortak lisan
İnce ince yanıyor cihan
Güle bilene aşk olsun.
Aciz kaldı nice devletler
Herkes kendine yontar dülger misali
Kusursuz sütten çıkmış ak kaşık hali
Yutmuş cüsseyi kostüm kravat entâri
Kızarmaz ki yüz kalmamış astarı
Gül geç Abdil'im belli silsilesinin ahvali
Derlerki bana,nasıl yazarsın ay Abdil ?
Her mısrada ıslanır hüznümden bir mendil
Kıyıpta çıkaramadım ahırda asılı kandil
Dünümü unutmadım bundan yazarım.
*
Dedemin babasından kalma sofra
Modacı elinde bizim kızların ölçüsü
Gitti yavrum,yanık olur anaların türküsü
Beyoğlunda taksimde özel kürkcüsü
Açıl kızım açıl aynalar ten görsün.
Varoşların gülü sosyeteye özenir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!