Tövbelerimle geleceğim sana.
Bir bahar sabahı,
Tan yeri ağardığında,
Akasya kokuları arasında.
Toprağın yağmura hasreti gibi geleceğim sana,
Mis kokan yağmurlu bir sabahta.
Buğdayların çiçek açtığı bir aksam üstü,
Elimde bir demet başak ile.
Bir çocuğun masum gülümsemeleriyle geleceğim sana
Kuşluk vaktinde, güneşin kızıllığında.
Rüzgârın bulutları parcaladıği gibi geleceğim sana.
Aşkın rüzgârlarında lime lime.
Güneşin dünyaya kendini yaktığı gibi yakacağım kendimi sana.
Savrulsun küllerim aşk rüzgarlarında deryaya.
Hülyalı gecelerin şafağında geleceğim sana,
Seher yeliyle efil efil.
Sen, şahlanmış bir kısrak üzerinde dağıt siyah saçlarını
Tepelerin üzerinde, gün kavuşurken siluetine açacağım ellerimi ulaşılmazlığın ufkunda, dağ yamacında.
Tövbekâr aşkların söz dinlemez adamıyım ben.
Dudaklarımda rüzgârın ıslığında melodiler üretip,
Şiirsel döngülerde beyaz kağıtta dem bulan.
Kara gözlerinde geceyi özümseyip, aşkın armonikasında hayallerde şahlanan
Gülümsemelerinin kıyısında en güzel çiçekleri yetiştirip,
Aşkın göz yaşlarında gözlerine sevgiyi koyan
Beni, anlayabiliyormusun sevgili.
Sevgi ormanlarında ağaç dikip gözyaşlarıyla sulayan adamım ben.
Dört mevsim hiç bitmez sevdalanmalarım.
Ben, sevginin öznesini gözlerine koyup,
Dünyaya aşk ile bakan adamım.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 01:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!