96 Pazar sabahı. Şiiri - Serkan Bol

Serkan Bol
306

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

96 Pazar sabahı.

İz düşümü
gönül düşümü.
Geçiyor yıllar.
Kalmıyor bazı anlar denilse yalan olur.
Hatıralar daha dün gibi gün gibi.
17 yaş gibi.
18 Mart gibi,
Mustafa gibi.
Bulut gibi.
Aşk gibi,
Belki de coştuk,
Bulduk belki de beklenileni.
96'nın pazar sabahı,
96'nın pazar sabahındaki gibi hala şenim
Hala 16 yaşındaki deli kanlıyım ben.
Hala Ferdi baba'yı dinliyorum.
Hala kendimi Sabahçı kahvelerinde buluyorum.
Hala müslüm babayla ferdi babayı yarıştırıyorum.
Garip apoyla dertleşiyorum akşamları.
Şimdi sorsalar bana hangi duygulardasın diye.
'Koğuş ağa'sının' hikâyesini anlatırım dinleyenlere,
Bakışların buğusu değişmedi benim için,
Hala örnek alıyorum mavi gözlü devi.
İbretlik hikâyeleri yine İbrahim hocdan,
En favori rengim yine mavi.
Değişmedi maratona ilgim,
Yine ikbalin yazdıklarında kaldı aklım.
Yine hükümet konağında 'Serkan'a' koşuyorum.
Yine 96 pazar sabahındaki gibi gururla dolaşıyorum kumruda,
Galatasaray tutkusu yine içimde,
Hala aklım köyceğizde.
Unutamadım hala köyceğizdeki dostumu.
Sarı kırmızı villa yine gözbebeğim Karaağaç yolunda,

Zamanla değişecek denildiyse de bende değişmedi hiçbir şey,
17 yaşında delikanlıyım
Yine kayabaşından seyrediyorum dünyayı.
Yine kışnavak kayalıkları benim için seyri alem.
'Bakışlarında görüyorum dünyayı'
Her an o yokuşu çıkıyorum,
Hayat hala orada benim için,
Dostum penceresini dostum için seyrediyorum hala,
Hala bizler içi hayat;
İz düşümü gönül düşümü;

15 yaşındayım,
Kahramanlık hikâyelerini sekiz kişilik odamdan;
Anlatıyorum küçük dimağlara.
Mustafa’nın yumruğu hala balyoz gibi iniyor omuzlarıma,
Yine bağlıyım aşka sevdaya,
Yakamoz aydınlığında seviyorum şehir sevdalarını hala,
Kumrudayım,
Kumrunun sokaklarındayım,
96'nın pazar sabahı gibi her şey benim için.
Ormanın büyüsü,
Ormanın kokusu hala benim için en ideal koku.
Hala alışamadım çıplak tepelere,
Hala her yörüngemde yemyeşil yaylalar var
Hala aşığım Karadeniz’in hırçın sularına.
96'nın pazar sabahı gibiyim.
Günler dolsa da
Hayat saçlarıma aklar düşürse de,
Dostların saçları terki diyar etse de;
Ben hala yalnız damın patika yollarındayım.
Hala oralarda koşuyorum İkballerle, Haşimlerle.
Hala sekiz kişiyle paylaşıyorum küçücük odaları.
Yine Yalnız Kurt diyorum bazı dostlara.
Kaybolsa da izdüşümü hayatın,
Benim hayatım hala izdüşümü yollarda,
Gönül düşümü.
Herkes kadeh kaldırsa da ben yine korkuyorum,
Kadeh kaldırmaktan,
Sigaranın dumanını sevmiyorum garip apo sevse de.
Hala aklım Mustafalar,Fikretler, Ahmetler Mehmetlerde
Hiçbir zaman yaşayamadım demedim.
Hala 96'dayım
Yaşıyorum,
Anıyorum,
Ben burdayım,
Hala arıyorum
Ya siz;
Ey dostlar!
Nerelerdesiniz?

Serkan Bol
Kayıt Tarihi : 24.4.2009 16:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Yıllar öncesini gördüm gönlümün derinliklerinden, bir dokunuşla dokunmak istedim o günlere ansızın. Hüznü ve sevinci bir anda yaşadım o günleri anarken ve kalemim bu resmi ortaya çıkarıverdi.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Serkan Bol