Kelimelerin bizi nereye götüreceğini bilmeden, sadece hislerin izini sürüyorum. Yazmak benim için bir sonuca varmak değil; ucu açık bir cümlede okuyucuyla sessizce buluşmak.
Kağıt, kalemin yasını tutan bir sabır taşı.
Mürekkep, defterin gözlerinden süzülen yaş.
Geride kalan sözcüklerin hepsi yetim.
Defterim artık o günlerin mahşeri,
ben ise o mahşerde tek baş
Giden giderken götürür mü getirdiklerini,
Yoksa gelen mi toplar gidenin getirdiklerini?
Acıdan susar mı,
Hiç ağlamaz mı insan?
Ararken tozlu raflarda gözlerini,
Başka gözlerde görebilir miyim aynı renkleri?
Bütün renklerin sonuna koşsam,
Dileyebilir miyim kalbini?
Gözler dalar zülmetin koyu senesine,
Karanlık çöker gönlün ıssız bahçesine.
Kaybolur hülyada bir gölge,
Ruhum karışır gecenin son nefesine.
Bir ömür sığdırırım sensizliğin içine,
Her gece yeniden yanarım aşkının ateşinde.
Ve artık ne gecedeyim ne de gündüzde,
Bir yarım kalmış hikâyeyim kendi içimde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!