Sen Dicle ol, ben de; hep asi Fırat,
El ele vererek, yan yana aksak.
Şatt'ül-Arab'da bir, birleşip sırat,
Köprülerden geçip, Hürmüz'e varsak.
Kil tablette sevdan, ben Ur'da esir,
İştar huzurunda anlatsak bir bir:
Girdabına düşüp, dönülen nehir,
Kaynağını Dara kentinden alır.
Gel Zîn'im ol evîn; ben Memê Alan,
Ortak bir bedende, birleşip tek can,
Mezopotamya'nın mayası sevdan,
İki insandan bir; tek can yaratsın❣️☀️❣️☀️❣️
Kayıt Tarihi : 17.02.2024 22:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Mezopotamya'nın zengin tarihini ve coğrafyasını yansıtan şiirsel ifadelerinizde Dicle ve Fırat nehirlerinin birleşerek Şatt'ül-Arab'ı oluşturması, Ur ve Dara gibi tarihi merkezler ile Mem û Zîn destanına yapılan atışmalar oldukça etkileyicidir.Dicle ve Fırat, gerçekten de tarih boyunca birçok medeniyetin beşiği olan Mezopotamya'yı beslemiş, havzayı şekillendirmiştir. Bahsettiğiniz Şatt'ül-Arab, bu iki nehrin Irak'ın Kurna kasabası yakınlarında birleşmesiyle oluşur ve Basra Körfezi'ne dökülür. Ur, Sümer döneminin en önemli antik kentlerinden biridir ve Zigguratı ile bilinir. Dara (Daras) ise Yukarı Mezopotamya'da, günümüzde Mardin sınırları içinde yer alan önemli bir antik Roma garnizon kentidir. Mem û Zîn ise Ahmedê Xanî tarafından kaleme alınan, Kürt edebiyatının en önemli klasik aşk destanlarından biridir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!