Onur BİLGE
“Hain,
Sen küçüldükçe büyüyor içimde, dostluğa ihanetinin acısı. Hele kocana ihanetin, tuzu biberi… Annene de ihanettir bu aslında. Seni kime teslim etti, nerde bulacak, kimden soracak! Karabatak gibi bir yerden girdin, kim bilir nerden çıkacaksın.
Benim için mutluluğun düşüydü aşk. Bir bebeğim gülüşüydü. Alçaklardaki bir garibanın yükseklerden düşüşüydü. Zamansız yakan mart güneşiydi, ılık meltemler eşliğinde. Bilirsin kara yakar mart güneşi. Fena yakar! Kıştan yeni çıkan cilt ansızın görür güneşi, mal bulmuş Mağribi gibi emer!
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta