Zübeyr Bin Avvam Şiiri - Gökhan Öztürk 3

Gökhan Öztürk 3
70

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Zübeyr Bin Avvam

Mekke’nin dar sokaklarında yankılanan o kara haber,
Zübeyr’in yüreğine kor bir alev gibi düşer.
"Muhammed öldü!" nidası sarsarken arzı ve semayı,
Genç kahraman kınından sıyırdı o şanlı davayı.

​"O yoksa yaşamak ağır gelir, bu can emanet bana,"
Dedi ve yemin etti, boyayacaktı yolu kana.
Karşısına çıkan kim varsa yıkıp geçecekti,
Resul’ün kokusu uğruna dünyadan vazgeçecekti.

​Kılıcı elinde bir aslan gibi atıldı meydana,
Gözü kara, gönlü yaralı, bakmadan sağına soluna.
Tam o hengamede parladı bir nur, dindi fırtına,
Efendimiz çıktı karşısına, şefkat doldu bağrına.

​"Nereye ey Zübeyr?" dedi Alemlerin Güneşi,
Müjdeyle doldu kalbi, sönüverdi o hüzün ateşi.
Peygamber’in havarisi, sadakatle yoğrulan er,
İslam’ın sancağını o gün en öne dikti Zübeyr.

​Bedir günü gelince, kader yeniden yazıldı,
Zübeyr’in başına kırmızı bir kundak kazındı.
O kırmızı sarık ki heybetin ve şanın timsali,
Yeryüzü görmedi o gün böyle bir celal hali.

​Gök kapıları açıldı, melekler saf saf indiler,
Sema orduları Zübeyr’in rengine büründüler.
Her birinin başında o kırmızı nişandan vardı,
O gün Bedir sahası, Zübeyr kokulu meleklerle doldu taştı.

Gönlündeki o sevda, bir ömre bedel oldu,
Havari lakabı müjdeyle, kalbine doldu.
Kırmızı kundağıyla melekler bile hayrandı,
Zübeyr’in bu duruşu, tarihe şanla yazıldı.

Gökhan Öztürk

Gökhan Öztürk 3
Kayıt Tarihi : 14.2.2026 12:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!