Zamanın çok eski devirlerinden
kalktım geldim senin için.
Kimselerin bilmediği çağlardan
husumetler getirdim
güneş nakışlı heybemde.
Kimselere diyemediğim
bir yalnızlığın nefesi
ense kökümde.
Son bir kadeh kaldırıp
kasabalı şairler şerefine…
- Ziyan oldum.
Zirvesi dumanlı bu dağların başında
yarası derin bir yılkı atıyım.
Ölüm gelene kadar,
her insan birazcık yarım.
Gözlerin benim kısmetim değilmiş;
Anladım.
Sözlerin bir kutsi nefesmiş;
Anladım.
Kıyl-û kallin gibi ifşa oldu su-î zannın
Zannın gibi sen de solup;
- Ziyan oldun.
Sabah güneşini selamlayan
bozkırın samyeli.
Getirirse gülüşünü
çok uzak diyarlardan.
Buğdaylar başlarını eğerse
Ellerini öpmek için
Kemal-i edeble.
Deryalar ve ruy-i zemin
sıraya girerse
selamını almak için…
Ve;
Damarda akması gereken kan
dolaşırsa tenimde
ılık, belki sıcacık.
Sararsa ellerimi
oluk oluk…
Bil ki;
- Ziyan olduk.
Kayıt Tarihi : 18.2.2026 23:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ziyan serisinin 2. Şiiri




En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Esenlikler ve şiir dolu günler dileğiyle.
Çok teşekkür ederim hocam
TÜM YORUMLAR (2)