Gönül mülkünde fırtına, Rumeli’den bir ah kaldı,
O gür sesler sustu artık, derinden bir eyvallah kaldı.
Toprak değil, akıldı giden; orduydu, apaydın bir candı,
Siperlerde can verenden, geriye nice yazıt kaldı.
Vatanın ilk vazgeçileni, son sığınağıydı Balkanlar,
Gözlerde yaş kurudu da, kalpte sönmez bir ah kaldı.
Bağırmayı ayıp saydı, cepheden dönen o erler,
Öne atılmaktan vazgeçip, devlete bir dirlik kaldı.
Talep etmeyi unuttu, dayanmayı bildi bu nesil,
Sessizliğin arkasında, sarsılmaz bir dergâh kaldı.
Trakya'dan doğan güneş, büyük bir fırtınaydı bil,
Ondan sonra bu havzada, sessizce bir sabah kaldı.
Korkudan sanma sükûtu, bedelidir ödenen tarihin,
Mağrur duruşun altında, bin yıllık bir izah kaldı.
Liderlik nüfusla değil, hafızayla kaimdir evlat,
O bellek sustu ama, derin köklerde bir nikâh kaldı.
Sloganla değil, vakarla kurulur her daim devlet,
Bu toprağın âdemi konuştuğunda, medeniyete bir fersah kaldı.
Bilen bilir, saklar bu sırrı; gün gelir yine ayağa kalkılır,
Emanet edilen bu ruhtan bize yine yurtseverlik kaldı.
Tunç Ziya Agur
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!