Saatlerin tıkırtısı duvarda asılı bir yük,
Gölgeler uzuyor yerde, sessizlikten de büyük.
Elimi uzatsam dünya sanki bin fersah ötede,
Bir hevesim vardı evvel, o da kaldı geride.
Ne bir sayfa çevirmek, ne bir dosta merhaba,
Ruhumun kapıları kapalı bugün her çabaya.
Dışarıda hayat akar, gürültülü ve telaşlı,
Benim içimde mevsim; durulmuş, biraz yaşlı...
Yarım kalmış bir çayın dumanında saklıyım,
Kendi içimde bugün, bir suçlu kadar haklıyım.
Sesler geliyor uzaklardan, sanki başka bir dilde,
Ben ise kaybolmuşum, hiç gidilmemiş bir ilde.
Duvarların rengi bile bugün bana yabancı,
İçimde ne bir umut var, ne de keskin bir sancı.
Sadece derin bir boşluk, ucu bucağı olmayan,
Ve bir ömür buralarda, sessizce konaklayan.
Rakamların sustuğu, o kör noktada kaldım,
Durmuş bir saatin içinde, kendime daldım.
Artık ne sabahın acelesi, ne akşamın kahrı,
İçimde birikiyor, bu sükûnetin zehri
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 10:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Durgunluk




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!