Dağlara taşlara açtım sırrımı
Verme dosta sırrı, çek git dediler
Aradım da buldum dost kervanını
Yolumuz çok uzun, dön git dediler
Sabır taşı olmam gerekir imiş
Sabrım yetmiyor mu söylen Erenler
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Erenlere Yolculuk
bu şiir, Hak yolunun çilesini ve Erenlerin terbiyesinden geçmenin sabrını derin bir içtenlikle anlatıyor. “Sabır eleklerden elenir imiş” dizesi, yolculuğun sadece bedensel değil, ruhsal bir arınma süreci olduğunu güçlü bir metaforla ortaya koyuyor. Hacı Bektaşi Veli’ye duyulan aşk, “Gel artık, kurbanım” yakarışıyla doruğa çıkıyor. Son dörtlükte ise teslimiyet ve aşk birleşiyor: “Çare sensin ara dedi Erenler” cümlesi, hem mürşide bağlılığın hem de ilahî kapıya yönelmenin yalın ama derin ifadesi. Bu şiir, okuyanı tasavvuf yolculuğunun hem zorluğuna hem de huzuruna tanık ediyor.
Bu dizeler, Erenler meydanında söylenmiş bir niyaz gibi… Sabırla sınanan gönül, aşk ile Hacı Bektaşi Veli’ye uzanıyor. Yüreğine sağlık Aydan Bacım.
Şiirlerimin ana temasını çok güzel anlıyor ve yorumluyorsunuz. Şayet duygularımı okurumla buluştura biliyorsam ne mutlu bana. Çok teşekkür ediyorum. Yüreğiniz dert görmesin.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta