Gözlerimin ufkunda sükût eden o dağlı sis çekildi,
Gelişin, asırlık bir hicranın kapıya dayanışıdır şimdi.
Işığın şavkına kapıldım, ruhumda nâr izleri var;
Adını zikrettiğim her iklimde, kalbim küle durdu efendim.
Zaman; avuçlarımızda can çekişen aceleci bir kuş,
Sen vuslata geç kaldın, ben ise şafağa nöbetçiydim;
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta