Üsküdar Lisesi Edebiyat Bölümünü 1976 yılında bitirdi. Kayseri Mimarlık Üniversite'sini kazansa da terör yüzünden gidemedi.
Tekstil imalatıyla uğraştı. Emekli oldu.
Müzik kariyerine gelince; Gençliğinden beri amatörce şiirler yazdı. Cemal Sürayadan çok etkilenek serbest şiirler yazdı. 1500 ün üstünde şiirleri bulunmaktadır.
Bunlardan 75 tanesi radyolarda okunarak video kayıt altına alınmıştır. Daha sonra 2015'de hece şiiri denemelerine çevresinden gelen baskılar sonucu geçti. Serbest yazmayı çok sevdiği için ilk senesini hece şiirini anlayarak denemeler yaptı ve şarkı sözü yazmaya 2016'da karar verdi.
300 yakın şarkı sözü bestelendi TRT repertuarına 3 şarkısı girdi.
Şarkılarının 85 tanesini Dünyaca ünlü Üstad Dr. Hasan Cihat Örter le yaptı yine hocayla birlikte Poemetik Müzikler ve Şarkılar Kitabı 2 ay içinde çıkacak.
41 şarkıya birlikte imza attıkları İsveç de yaşayan Bestekar Yavuz İlkay'la da uyum içinde çalıştı.
Yeni eserlerden oluşan kendi şarkılarının okunduğu iki konser verdi. Her iki konserinde de 15 sanatçı yeni şarkılarından oluşan repertuarı icra ettiler.
Bu iki konser de salon tıklım tıklım doldu ve büyük ses getirdi.
Zira yeni eserlerden oluşan bir konser daha önce icra edilmemişti. Birde iki konserde yer alan 30 sanatçı bu konserlerin kalitesini artırmıştı. Bir çok bestekarla çalıştı. Demo çalışmalarında bile 120 eseri aranje yapılmıştır. Ahmet Sadi Çelik 'in aranjesini yaptığı 6 şarkı stüdyo ya girdi albüm çalışmalarına başladı. Okuma kayıtları biten şarkıları pandemi yüzünden yarım kaldı. Şimdi bu şarkılarını tamamlayıp tekli single şeklinde piyasaya sürecektir. Halan müzik çalışmalarına devam etmektedir.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!