Yaşamla veya ölümle…
Ruhumun boyunu aşar bazen olaylar.
İnsanın en gözdesi huzur,
en büyük korkusu kaos.
Mutluluksa kaçamak tarafım…
Bazen yalnız içtiğim kahvede,
tüttürdüğüm sigaranın dumanında,
yorgun argın gecenin koynunda,
başımı bıraktığım yastıkta;
bazen bir çocuğun gülüşünde,
bir ihtiyarın ay yüzünde
bulurum yaşamın
sessiz sevincini.
Ölüm bir anda saklıysa eğer,
hüzün nasıl her vakit
yer bulsun kendine ruhta?
Biraz gayret, biraz emek gerek;
var olmak kolay değil.
İnsan emeğin dilinde yazılır,
ömür zamanın içinde büyür.
Yaşamak şu yeşile bakmak,
gök mavisine dalmak,
tohumdan yeşile uzanmak…
Ölmek yeniden doğmak,
bedenden kurtulmak,
sonsuzluğa uzanmak…
Yaşamak konuşmak,
ölmek konuşmadan anlaşmak.
Yaşamak dokunmak,
ölmek dokunmadan hissetmek.
Yaşamak büyümek,
ölmekse
bebek olmadan
kocaman doğmak.
Yok oluşa inanmam ben.
Beden zamana emanet,
ruh sonsuzluğa…
Ölüm yaşamın karşısında değil,
aynı sırrın öteki yüzünde;
biri dünyaya açılan kapı,
öteki sonsuzluğa…
Yüzleşmekse
birini seçmek değil;
iki kapının arasında
ruhunu aziz kılabilmektir.
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 12:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yüzleşmekse birini seçmek değil; iki kapının arasında ruhunu aziz kılabilmektir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!