Kuyruğu dikti mi ormana kaçar,
Malları böğelek tutunca görün.
Ardından koşsan arasını açar,
Malları böğelek tutunca görün.
Koşturan hayvanlar dağları aşar,
Rahmetli Mehmet Ali Dedem ile yaz aylarında beraber mal gütmeye giderdik.Sığır sürüsünü sürdüğümüz gibi Değirmenboğazından Cindengediğine varır,akşama kadar sığırları burada otlatır,akşam üzeri Çiftlikköydek geçer Uzunkır tolundan geri dönerdik.Mehmet Ali Dedem bana orda eski anılarını anlatır,ben de onu can kulağı ile dinlerdim.Bir gün böyle çardak altında oturmuş yemek yemiştik.Ardından ''Gel hele oğlum yanıma otur.Sana bi eski anımı anlatıvereyim ''dedi.Hemen koşup yancağızına sokuldum.''Anlat dedeciğim'' dedim.Dedem başladı söze; ''Bi gün bizim goca eşşeğe binip şööyle bir Meri ovasına varıp Beşkaza bazarını gezip geleyim demiştim.Sabala erkenden ezanla Gocananı galdırdım.Beraber eşeğe semeri vurup,paldımını taktık.Golanını bağlayıp,yularını geçirdik.Üsdüne de bi heybe arddık,çıktım yola.Öyleden sonra Beşkaza pazarına anca vardım.Pazar yerinin kenarına bi gosgocaman meydan yapmışlar.Baktım burda bir galabalık var.Üle bayram falan mı var yoğusa? Diye varıp bi bakayım dedim.Herkes kenara dizilmiş,millet seyre bakıyor.Neyse ben de merak ettim.Ben de dikilip gözel baktım.Herifler goca meydanın iki yanına iki kümes goymuşlar.On bir bi yanda on bir bi yanda yirmi iki tavuk var.İki yanda bi de ortada üç horoz mevcut olup,ortadaki horozun ötmesiyle tavuklar birbirine giriyor.Yumurtayı kümese gatınca da gulu gulu diye bağırıyorlar''dedi.
Ben hemen bunun bir futbol maçı olduğunu anlamıştım.Dedeme; ''Dede bu futbol maçı''dedim.Gülerek bana; ''Üle oğlum bizim eskiden futbol maçı mı gördüğümüz var? Ne bilelim maç ne? Fulbol ne? Oyuncu ne? İlk gördüğümde ben de bu şekilde benzetip Gocanana anlattım.O da bilmediğinden''öyle şey mi olur üle herif? Tavuklar oyun mu oynar? Sen aklını yitirdin goca herif herhalde''demişti.Ben de epey Gocananın laflarına gülmüştüm.diyerek gülümsedi.''
Ömründe hiç maç görmeyen birisinin futbol maçını teşbih sanatını kullanarak benzetmeyle bu şekil anlatması insanımızın ne kadar zeki olduğunu gösterir.İnsanların kıvrak zeka diye tabir ettikleri zeka türü bu olsa gerek.Eski adamlar zaten bir başka oluyor.Onların her söylediği sözden bir anlam ve ders çıkarmak gerekir.Onlar boşa pek konuşmazlar.Ne de olsa yılların tecrübesi var.Hepsi akıl küpü mübarek.
Ben de bu olayı çocuklarıma anlatıp epeyce bir gülüştük.Şimdiki çocukların top oyunları bir başka.Biz eskiden top bulamadığımız için ip yumağı ile oyun oynardık.Mal güderken çayırların üzerinde çocuklarla toplanır bir ip yumağı peşinde koşturur,böyle vakit geçirirdik. Şimdi bu zamanda akşama kadar çocuklar top ardında koşmaktan kan ter içinde kalıyorlar.Anası; ''Oğlum bu ne hal? ''diyecek olsa bir de ona karşılık veriyorlar.Zamane çocukları işte.Ne yaparsın? Ne dersin? Onlara söz geçirmesi zor.Seni dinleyen olmaz,anlayan da yok.Kafalarının estiği gibi hareket ediyorlar.Allah(C:C :) daha beterinden saklasın.Beterin de beteri var elbet.Yine de çocuklar sevimli varlıklar.İnsan ne kadar kızsa da seviyor.Ama ihtiyarlayınca onların eline bakacak olursak vay halimize!
Şanı yüce Muhammed bugün doğmuş,
Mevlid Kandili ne mübarek gündür.
Yüce Hak yedi göğü nura boğmuş,
Mevlid Kandili ne mübarek gündür.
Kulların en üstünü onu tutmuş,
Karakoç ebedi dünyaya gitti,
Mihribanın göz yaşı akıyor bak.
Dünyada felek bize neler etti?
El alem seyrimize bakıyor bak.
Dost olan asla yalnız kalmazdı,
Şöyle etrafa baksan görürsün aramızda,
Şeytana pabucunu ters giydiren insan var.
Dünyayı bırakın sizler bizim küremizde,
Şeytana pabucunu ters giydiren insan var.
Nerde iyi insan var onu arayıp bulur,
Şeytanın en büyük korkusu ezan,
Şeytan ezan duyduğunda kaçar.
Ezanla yüreğine dolar hazan,
Şeytan ezan duyduğunda kaçar.
Ezan onun için ateşle kordur,
Koca dağlar yer yüzünde kıvrılır,
Rüzgar eser soğuk ile kavrulur.
Sanki gökten pamuk gibi savrulur,
Bizim yaylaların başı kar olur.
Çocuklara bakan olmaz ağlarda,
Konyanın Karaman ilçesinde dünyaya geldi,
Vatanı dinini mukaddes bildi Tahsin Ünal.
Ülkücülüğü dünya görüşü olarak bildi,
Ülkücü gençlerin yanına geldi Tahsin Ünal.
İman ile gelip Kuran üzerine and içti,
Nice zaman olur yıllardan beri,
Türkmen yurtlarında mert eksik olmaz.
İçimizde mertlik olmasa zaten,
Üstümüzden türlü dert eksik olmaz.
Yiğitler oturup kalmaz geriye,
Şevvalda oruç tutmak Ramazanı tamamlar,
Şevvalda altı günlük oruç tut bir yıl kazan.
Mümin olan kimse bunun önemini anlar,
Şevvalda altı günlük oruç tut bir yıl kazan.
Sünneti yaşamalı gerek yoktur sözlere,




-
Mustafa Kuz
-
Ömer Çağlın
-
Ali Torun
Tüm YorumlarTuna kardeşim,eleştiriniz için teşekkürler,yazdığım şiir bir ruh halidir anlarsanız...Ayrıca TSM hayranıyım tavsiyenizi zaten çok dinlemişimdir,saygılar...
üstadım sizinle tanışmayı çok isterim. sizinle iletişim kurmak istiyorum uygun görürseniz. iletişim numaranızı rica edebilir miyim lütfen.
Yusuf Bey Şiirlerinizi Okudum Çok Güzel Çok Etkilendim Şiirlerinizden Benim Şiirlerimide Okuyup Değerlendirebilirmisiniz Size Zahmet Beni Antolojiden Takip edermisiniz