Söyle bana civanperçemi
İçimdeki hangi
Derde dermansın
Yoksa sende mi?
Kanayan yaramdan bir parçasın
Çocukça sevdim seni
Çocukça saf
Çocukça temiz
Çocukta içten
Büyümeyi de
Unutacak kadar
Bir yanım kavrulmuş yapraklar
Bir yanım mum ışığı karanlıklar
Bir elimde sonbahar
Bir elimde buz ve kar
Zamana el sallar
Enkaz altı gel git duygular
Ne zerreden haberdarım ne de âlemden ayrı kalırım
Âlemde zerre bil ki benim zerrede âlem seni tanırım
Güneş dağların ardına sönmek ömrüme düştü
Ay bulutların arkasına karanlık geceme düştü
Gölgeler dünün ardına hayaller yarına düştü
Kim dost kim düşman ayırmak zamana düştü
Ey karanlığın içine saklanan
Sarsıcı bakış
Sen görmeyi gözden mi sandın
Kendini göremeyen alemi görse ne
Ben sana meftun
Sen bana kördüğüm
Açılmaz pencerem artık gökyüzüne
Son yıldız kaymış
Dolunay inmiştir çoktan denize
Çılgın fırtınalar
Kavgamızı anlatır kumsala
Masum dalgalar
Nar-ı ateşinde yanmaya geldik
Zehirden dikenler gölgesinde
Kokuna bürünmeye geldik
Çiğ tanesi yağmur serinliğinde
Aşk yaranı sarmaya geldik
Ey güneş! Ne lütufkâr
Ne adilsin
Doğdun bugün yine
Üstüne herkesin…
Siyah beyaz, yoksul zengin
Ayırımı da yapmadan
Kapı ardı gurbet derdi yaşlı nene
Kapı ardı ne kelime
Aynı yastıkta ne mesafeler gizli yollar yerine
Tek yorgan altında ne tenler yabancı birbirine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!