Sabaha uyanıyorum,
gün başlıyor,
içimde hiçbir şey kıpırdamıyor.
Ne birini görmek geliyor içimden,
ne bir ses duymak,
ne de oturup anlatmak
içimde nelerin eksildiğini.
Sözler birikiyor boğazımda,
çıkarıp önüme koyamıyorum.
Susuyorum.
Gün geçiyor,
içimde kalanlar benimle büyüyor.
Bir zamanlar herkese yetişirdim.
Birinin derdi olsa dinler,
birinin yolu düşse bekler,
birinin canı yansa
kendi canımdan bilirdim.
Herkese ayıracak vaktim vardı,
kendime gelince
hep bir şeyler yarım kalırdı.
Günler geçti,
insanlar geldi, insanlar gitti.
Kimi bir söz bıraktı içimde,
kimi giderken
söyleyeceklerimi de götürdü.
Hep bir şeyleri düzeltmeye çalıştım.
Kırılanı onarmaya,
uzaklaşanı anlamaya,
susana kendimi anlatmaya…
Kendi içimde eksildim,
kimseye belli etmedim.
Kırıldığım yerde gülümsedim,
üzüldüğüm yerde sustum.
Anlaşılmayı bekledim,
her defasında kendimi yeniden anlattım.
Bir süre sonra
kelimeler de ağır gelmeye başladı.
Aynı şeyleri söylemek,
aynı yerden incinmek,
her defasında hiçbir şey olmamış gibi
hayata karışmak…
İnsan kendinden ne zaman vazgeçiyor,
hatırlamıyor.
Bir bakıyor,
herkese ayırdığı yer duruyor da
kendine yer kalmamış.
Artık kimseye hesabım yok.
Ne söylenmiş, ne yaşanmış,
kim neyi alıp götürmüş…
Hepsi kendi yerinde kalsın.
Kapılar kapansın,
yollar yarım kalsın.
Gidenin ardından bakmayayım,
her suskunluğa bir anlam aramayım.
İçimde bitenleri
yeniden başlatmaya çalışmayayım.
Ben de yoruluyorum.
Benim de içim daralıyor.
Gecenin bir vakti
kimseye anlatamadığım şeyler
oturuyor karşıma.
Konuşsam ne değişecek,
sussam ne eksilecek?
Kendime bile söyleyemediğim
onca şeyin altında
günleri tamamlıyorum.
Bir zamanlar yarınları beklerdim.
Bir haber, bir umut,
hayatımı değiştirecek küçücük bir işaret…
Şimdi beklentilerim bile sessiz.
Bir gün olsun
kimseye yetişmeden yaşamak istiyorum.
Bir akşamı düşünmeden geçirmek,
başımı yastığa koyduğumda
geçmişin sesini duymamak…
Gülmek gelirse içimden güleyim,
susmak istersem susayım.
Kimseye iyi olduğumu kanıtlamayayım,
kimseye kendimi anlatmak zorunda kalmayayım.
Benden ne kaldıysa
birazını kendime bırakmak istiyorum.
Yıllardır ertelediğim ne varsa,
içimde bekleyen o eski insanı,
bir gün olsun
karşıma alıp dinlemek istiyorum.
Yarın ne getirir, bilmiyorum.
Bir sabah içimde bir şey uyanır mı,
yeniden heves eder miyim hayata,
bir kapıyı çalıp
içeri girmek ister miyim?
Bilmiyorum.
Bugün hiçbir şeyi düzeltmek istemiyorum.
Ne geçmişi,
ne insanları,
ne de kendimi…
Dünya dönsün,
günler geçsin.
Bırakın herkes kendi telaşında olsun.
Bir süre kimse benden
bir şey beklemesin.
Hep ayakta durdum,
bunu görenler oldu.
İçimde kaç kez yıkıldığımı
kimse sormadı.
Şimdi anlatacak sözüm yok.
Biriktirecek gücüm,
yeniden deneyecek hevesim de…
İçimde uzun zamandır
kimsenin dokunmadığı bir sessizlik var.
Ne bir yere gitmek istiyor,
ne bir yere varmak.
Yoruldum…
Ne dinlenmek geçiyor içimden
ne de yeniden başlamak.
Hüseyin Erdinç
Kayıt Tarihi : 12.10.2026 10:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!