Yoruldum Şiiri - Halil Öztürk0601

Halil Öztürk0601
1

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yoruldum

Yanlışlarım oldu hayatta
Ve yanılgılarım.
Her hatamın kaybettirdikleri seni getirdi bana.
Sabahın ilk ışıkları yatağımı aydınlatırken
Gözlerimi açmadan gördüğümdün SEN…!
Annemin seslenişi vardı her sabah kapıdan
Ben ise biraz daha seni görmek için kapatırdım gözlerimi derince
Biraz daha SEN…
Gözlerimi kapatmak değil de
Seni görmek yordu beni…

Bazen seni görmek için otobüse binerdim bizim duraktan
Bazen de martıların kovaladığı vapura.
Hayaller başlardı evin kapısından çıkmadan
Hayaller hiç bitmedi bende,
Özlemin bitmedi, dinmedi hasretin!
Tıpkı sana gelen yollar gibi
Bütün yollarım sanaydı.
Her akşam saat 17.00 olurdu da iş yerinde
Ben her akşam sana gelsem mi diye düşünürdüm
Çünkü;
Sen benim yolum düştükçe uğradığım biri değildin
Aklıma düştükçe yanında olmayı düşlediğim
Her an düşündüğüm…
Sana gelen yollar değil de
Dizlerim yordu beni…

Çocukluk anılarım gibi masum,
Yaramazlıklarım kadar sevimli yüzün vardı.
Ben baktıkça gözlerine içimde yangınlar büyürdü.
Sen düşlerimi büyüttüğüm cennet bahçesindeki çiçek
Sırt döndüğüm hayatımın yeni yaprağıydın.
Sen yaşantımın en güzel yaşı
Yaşlanmayı göz aldığımdın.
Bir ağustos sıcağında yakarken güneş her yanımı
Sahil masasında başlayan sevdanın sonu da
Bir imza masası olsun istedim.
Seninle yaşlanmak değil de
Yaşamak yordu beni…

Okuldan gelen oğlunu bekleyen bir anne gibi
Yoluna bakardım gelirken.
Soğuk hastane koridorlarında ağır hastasının haberini bekleyen yakını gibi
Senden iyi haberler beklerdim.
Hani sen bana terk ediliş hikâyeni anlat derdin ya;
Benim hikâyelerim hiç bitmedi hayatta.
Bitmeyen düşüncelerim, bitmeyen hasretlerim
Merakım ondandı hep sana.
Bana gelişlerin ayrı bir güzeldi
Gitmelerinse felaket
Gitme derdim!
Kal biraz daha, kal benimle…
Sana biraz daha doymanın paha biçilmez yönleriydi hastalığım
Gitmelerin değil de
Gelişlerin yordu beni…

İsminin baş harfleriyle şiirler yazdım sana
Öyle yakışıyordu ki ismin
Belki de sana en çok yakışan şeydi bu.
Çok istedim mısralarda hissettiklerimi gör diye.
Titreyen elim, kâğıda akan yüreğimin
Çok istedim sesini duy diye.
Bende yakışıyordum senin yanına belki de
Öyle söylerdi görenler.
Belki fazla belki eksiktim
İsmin kadar yakışmadım belki de
Sevgim kadar asil duramadım yanında
Öyle ya;
Eskilerde kaldı sevginin asilliği, güzelliği
Şiirlerim senin olsun
Ben zaten onlarla bitirdim her şeyi!
Sana yazan parmaklarım değil de
Mısralarım yordu beni…

Uyku tutmayan geceler olurdu ara sıra
İki kelime mesaj yazardım sana.
Hani sen “öptüm iyi geceler” derdin de uyurdun
Off be bitanem;
Uykusuz geceye mahkûm ettin yine beni derdim.
Ve telefonun ışığında gözüm
Bir umut…
Anlamsız bekleyiş işte!
Attığım mesajlar değil de
Parmaklarım yordu beni…

Çok severdim ellerini tutmayı.
Beni alır götürürdü başka diyarlara
Zaten senli hayatımın diğer adı da yolculuktu hep.
Bir kelepçe gibi tuttuğum ellerinin
Anahtarı kalbimde saklıydı.
Öyle sıcaktı ki yüreğin, ateşi ellerimde yanıyordu
Ve ben öyle sıkıyordum ellerini
Sanki avuçlarımda kalbin.
Bir günahı tutar gibi yakışı vardı benliğinin.
Aklımda sadece o anı yaşamak
Ne geçmişimdeki günahlarım ne geleceğe dair hırslarım.
Sen olur benliğim sarardı her yanımı.
Farkında mıydın bilmem ama
Terk ediliş duygusunu bir kez daha anlamak için, hep ben çekerdim ellerimi senden
Ellerini tutmak değil de
İçimdeki ateş yordu beni…

Kızgınlıkların vardı kimi zaman,
Yoksa hayata farklı pencerelerden mi bakıyoruz sorusu beynime işlemişti.
Galiba sen haklıydın;
Ben sakin yaşantımın içine seni sokmaya çalışırken
Sen sadece içine attığın sevgiye inat
Heyecan dolu hayatı dışarı vururdun.
Sevgiyi içinde saklarken, kaybetmek pahasına da olsa
Dışarı vururdun hızlı yaşantını!
Zorladık biliyorum
Ama olmadı!
Zeytin ağacına aşı yaptık inciri
Hiç olur mu güzelim?
Bir arada büyür mü zeytinle incir, düşünemedik…
Senin hızlı yaşantın değil de
Sakin hallerim yordu beni…

Aklımdan çıkmayan gözlerin vardı.
Saçların vardı okşayınca bir teli dökülür diye kıyamadığım.
Ve dudakların;
Öpsem de içimdeki yangınlar sönsün diye baktığım.
Türkülerimde ismini aradığım bir sevda oldun.
Yağmurda ıslanmakta güzeldi seninle, karda yürümekte.
Üşürsün diye korkmak yerine bencilce yanımdan ayrılmasın diye bakardım
Hatırlar mısın hep sen bana sorardın üşüyor musun diye!
Bende inat gibi kabanımı giymezdim yanına gelirken.
Beni yakacağını biliyordum
Zaten yaktın da…
Ama sen bilmiyordun gözlerinin ta içimdeki sebep olduğu yangınları
Bilmiyordun yakarken külleri kalır mı geriye.
Kor etti içimi her bakışın da,
Sen hala içindeki bu aşka kibrit çakarken
Bilmiyordun koca bir şehri yaktığını içimdeki yanardağın
Bana bakan gözlerin değil de
İçimdeki yangın yordu beni…


Bu sana son şiirim, son alışım kâğıdı kalemi elime
Neden diye sorduğunu duyar gibiyim
Artık ne o gözlerin kaldı geriye senden
Nede okşamaya kıyamadığım saçların
Telefondaki ışıkta yanmayacak bundan sonra
Ve ben ona hiç bakmayacağım BİR UMUT İLE…
Boşluğu tutacak artık ellerim sen diye
Ve gelmelerin yormayacak beni bundan sonra
Soğuk havalarda kabanı hiç çıkarmayacağım üzerimden,
Senin yokluğunda o saracak beni
Kapanmayacak gözlerim gerçekte göremediği SEN için.
Sabahları artık annemin sesi uyandıracak beni
Her vapura binişimde martılar yine kovalayacak yokluğumu
Avuçlarımda tuttuğum yürek artık içimi yakmayacak
Ve ben her akşam iş çıkışında evime giderken yollara bakmayacağım.
Bende artık senin kadar kızgınım hayata
Hayat benden almaya devam ederken hesapsızca her şeyi
Neden diye sormayacağım.
Anılarım saçılmış ortalık yere
Saçlarım artık eskisi kadar dökülmeyecek
İlaçlarımı düzenli kullanacağım bundan sonra
Ve ben her akşam seni sevdiğimi hatırladıkça uykumda bir kez daha seni özleyeceğim
Sevmelerin en büyüğü ile sevdiğim SEN,
Unutulmayacak kadar seviliyorsun…
Hem sevip hem veda eden ruhumun psikolojisi nedir
Nedir bu saçmalık böyle diye düşünürsen eğer
Yorgun düştü bedenim
Kaldıramıyor bu ağır yükü
Bu kadar sevilmeyi sen hak ediyorsun evet ama
Ben bu kadar sevmeyi omzumda taşıyamıyorum
GİDERİM sözümden nefret ederdin hani;
Evet, bu sefer gidiyorum
Bu aşkın tüm sorumluluğunu, tüm hatalarını, tüm günahlarını aldım üstüme
Sen masum kal, öyle kal
Benim kadar sevdirme kimseye kendini
Ve gidiyorum

Ben artık yorulmayacağım…
Ve ben artık kimseyi sevmeyeceğim…

Halil Öztürk0601
Kayıt Tarihi : 2.6.2009 18:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Halil Öztürk0601