Yorgunsun…
ama kimse görmüyor içindeki kırık saatleri,
her tik takta biraz daha eksildiğini.
Omuzlarında bir şehir taşıyorsun,
sokakları sessiz, ışıkları sönük,
herkes geçip gidiyor içinden
ama kimse durup bakmıyor sana.
Gülüyorsun bazen,
öyle öğrenmişsin çünkü;
insan en çok da gülerken saklar
içindeki çöküşü.
Bir “iyiyim” diyorsun,
dilin alışmış o yalana,
oysa geceler biliyor gerçeği
yastığın, sessizliğini nasıl dinlediğini.
Kalbin yorulmuş artık,
sevmekten değil sadece…
anlaşılmamaktan,
hep güçlü görünmek zorunda kalmaktan.
Ve en çok da
yanında olanların
seni hiç gerçekten görmemesinden.
Yorgunsun…
ama dinlenmek değil derdin,
birinin gelip
“seni görüyorum” demesini bekliyorsun sadece.
Belki de bu yüzden
kimseye anlatmıyorsun kendini,
çünkü anlatsan da
yarım kalacak cümlelerin,
bir yerinden yine “geçer” diyecekler.
Oysa bazı şeyler geçmiyor…
sadece insan alışıyor
içinde taşıdığı ağırlığa.
Sen de alıştın belki
geceleri düşünmeye,
sabahları hiçbir şey olmamış gibi kalkmaya,
kalabalıkların içinde
kendi sessizliğine sığınmaya.
Bazen bir ses duymak istiyorsun,
öyle büyük sözler değil…
“Buradayım.” desin biri,
“Anlatmak zorunda değilsin,
istersen sadece susalım.”
Çünkü senin ihtiyacın
kırıklarını onaracak bir el değil belki,
kırık olduğunu fark edecek
bir çift göz.
Birinin sana bakıp
gülüşünün ardındaki hüznü,
“iyiyim” dediğin yerdeki
sessiz çığlığı anlayabilmesi…
Ve belki ilk defa
güçlü olmak zorunda kalmadan
yaslanabilmek bir omuza.
Sen hep başkalarının yarasını sardın,
kendi yaralarını
kimse görmesin diye sakladın.
Herkese yetiştin de
kendine bir türlü yetişemedin.
Şimdi biraz dur…
Dünyayı sırtından indir,
her şeyi bugün çözmek zorunda değilsin.
Bırak bazı sorular cevapsız kalsın,
bazı insanlar eksik kalsın hayatında.
Çünkü sen eksik değilsin.
Sadece çok yoruldun.
Ve unutma;
her gece sonsuza kadar sürmez.
Karanlık, ne kadar uzun olursa olsun
bir sabaha yenilir.
Belki bugün değil,
belki yarın da değil…
Ama bir gün
birisi çıkacak karşına
ve senden hiçbir şey istemeden
yanında duracak.
Sen anlatmadan anlayacak,
gülüşüne aldanmayacak,
sessizliğinden korkmayacak.
Ve o gün
ilk kez fark edeceksin:
Meğer senin ihtiyacın
kurtarılmak değilmiş…
Sadece
kendin olabildiğin bir yerde
“Burada güvendesin.”
diyen bir kalpmış
O zamana kadar
kendine biraz merhamet et.
Çünkü herkes seni anlamasa da
sen kendini yarı yolda bırakma.
Yorgunsun…
Evet.
Ama hâlâ buradasın.
Ve bazen
yeniden başlamak için
insanın ihtiyacı olan tek şey
bir nefes kadar küçük,
bir umut kadar sessiz
bir “devam et” cümlesidir.
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 04:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!