Vefa ve sadakat kırıkları dolu heybem.
Özlem ve sevgi doluyken sana herdem.
En sağlam olduğun yerden kırdın madem...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Bir gün bile başka liman aramadı bu yürek,
Adını sakladı içimde en derinlere gömerek,
Sen ise her sessizlikte bir ihanet bilerek...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Sevmek bazen kalmak değil, incitmemektir giderken,
Bir duvar olup çarpıştım seninle her gün yeniden,
Veda etmeyi öğrendim, savaşırken gölgelerle erkenden...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Benden değil, korkularından kaçıyordun belki de,
Her aynada başka bir ihtimal görüyordun gizlice,
Ben suçsuzluğumu savundum kendi evimde bile...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Oysa ben her dönüşümde seni buldum yerinde,
Aynı sevgiyle, aynı sözle, aynı sabrın derinliğinde,
Kayboldum yalnızca bitmeyen sorguların içinde...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Ne isimler geçti de dudaklarının ucundan,
Her biri bir suç gibi düştü bana ardından,
Ben hep aynı yerdeydim, çık şüphenin kıyısından...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Bir selayı bile sorguladın, son bakışa mahkûm ettin,
Masum bir hatırayı bile suç delili bellettin,
Ben ne olmadığımı anlatırken zamanı tükettin...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Sadakat dedin, zincire çevirdin onu,
Güven dedin, gölgesinde büyüttün korkunu,
Ben taşırken ikimizin yükünü, sen kurdun sonunu...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Şimdi ne öfkem var sana, ne hesap soracak dilim,
Yalnızca yorgun düştü kendini anlatan kalbim,
Bir ömrü aklamaya yetmedi en temiz sevgim...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Ve bil ki ardımda kalan şey sevgisizlik değildir,
Sadece her gün yargılanmak bir sevdaya dahil değildir,
Ben gittim; çünkü sadakat ispat isteyen bir esaret değildir...
İnsanı vazgeçebileceği şeyler yorar!
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 21:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!