ruh savaşlarını körüklüyor sıdkı sıyrılmış günler
hortum gibi uzanıp giden zamanın kıskacından
kanaya kanaya çıkıyoruz yaralarımızda kurtlanmış acılar
oksitlenmiş sözler bir savaşçıdan çok ruhunu teslim etmiş
bir sufinin hafifliği sanki
numunelik bir resim gibi asılmış yüzlerimiz boşluğa
birlikte yürüdüğümüz nice ağaçlar geride kalmış susak bir çöle dönmüşüz
hepimizin kafasında binlerce bit yeniği normalleşmek kim biz kim
kırdık aklın zincirlerini saldık kendimizi karanlığın muhabbet sıcağına
kin ve nefreti tokuşturan günlerin ayların yılların kokuşmuşluğu
var gözlerimizde
eski dünyalardan
mezarlar kazdık yollar aradık mucizeler bekledik
belki insanlığı iyileştirme formülleri bulabilme umuduyla
gökten meteor değil de nur yağsa yine de kör gözlerimiz açılmaz
duygusu alınmış kalplerde iyimserlik aramak en büyük yanılgı
her şeyin bir vakti varsa her yolcunun da kendine
eşlik eden zamanı
zaman zorsa
zaman nefesimizi tüketmişse
kanatsız kuşlar kadardır özgürlüğümüz
kağıt üstünde çizilmiş bir düşten ibarettir umutlarımız
şimdi el ele tutuşup iki ileri bir geri yürüyelim zamanın esnekliğinde
ömür tezgahında ne kaldıysa iyiye güzele dair
zar atıp seçelim şanslı olanlar bu yılı mutlu yaşarken
şansızlarda seneye kadar beklesin
hârı sönmüş yıldız misali çaresiz biter gider ömürlerimiz
ama zamanın yeni yıl bolluğu hiç bitip tükenmez
.................
0301202402:00
Kayıt Tarihi : 20.1.2025 08:36:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!