“Belki de
Sıcak kuytu koltuğunda Anadolu’nun
Kaygılı dervişlerin lisanıdır kış”
Eskiden hep yaz olan
Bahçedeki küçük taş
Çatıları yıkayıp geçen rüzgar
Yüzükoyun uzayıp giden yağmur
Durulur bir gün
Sesler susar kendini
Denize aşina şehirlerin ortak adı İstanbul olur
Çölü geçen atlıların nişangahı
Eski bir demirci halısının göğsünde birikir keder
Sen akşamı ikiye bölen bir şiir okursun çakıltaşlarına dokunarak
Bütün hallerimize dost
Med cezirlerimize sevdalı
Nehirlerimize yoldaş
Şiirini okursun
Yalnız köprüleri geçerek
Güneşin batmadığı ülkelerin
İçimizin simsiyah gecelerine merhem olur ses
Açılır kale kapıları
Zamandan kurtuluşa erişir ellerimiz
yirmikasımikibinonaltı@istanbul
Nazan YinançKayıt Tarihi : 20.11.2016 21:38:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bitmesin istedim okurken upuzun boylu boyunca yüreğimde kalsın ferah ferah
Tebriğim kalsın
Sevgilerimle Nazancım
Sesin tarihteki köklü bir medeniyeti çağrıştırsın
Sen yeter ki oku
Rüzgar essin
Köy düğünü gibi ateş başlarında, karanlıklarda
Aşk demlensin
Tebrikler
O yaz...
Anadolu yeniden kışı geçirdi
Bahardan sevdalandığı yaza
Sere serpe kavuştu, yeniden...
Bir kez daha tebrikler Nazan Hanım...
Çok iyi yazıyorsunuz Nazan Hanim. İnsan hayran kalıyor.
Sevgiler selamlar...
Islak bir günden, selam olsun güpgüzel kaleme.
Sevgiler çokça, Nazan şairim.
TÜM YORUMLAR (63)