Bayat çayın üstünde dönen o ince yaprak gibi kaldım,
ne dibe inebildim… ne de yüzeyde kalabildim.
Bir zamanlar sıcaktı her şey,şimdi dudak değse bile soğuk.
Yağmur yağıyor bak,ama eskisi gibi ıslatmıyor içimi.
Çünkü ben,en büyük fırtınayı senden sonra yaşadım.
Kıyıya vuran dalgalar var,her biri bir hatıra gibi çarpıyor içime.
Ne geri dönebiliyor denize,ne sahilde kalabiliyor…tıpkı bizim gibi.
Biz…yarım kalmış bir cümleydik aslında,
noktasını koymaya ikimizin de cesareti yetmedi,ama susarak bitirdik.
Şimdi ne sen varsın bu şehirde,ne de ben eskisi gibiyim.
Bir aşkı yıpratmak onu kaybetmekten daha ağırmış,bunu öğrendim.
Ve ben artık ne çaya şeker atıyorum,
ne de yağmura anlam yüklüyorum…çünkü bazı gidişler her şeyi tatsız bırakıyor.
Bir fincanın dibinde unutulmuş telve gibi kaldı içim,
ne anlatabildim kendimi , ne de sustuklarım dağıldı.
Zaman geçiyor diyorlar,oysa saatler bile yorulmuş gibi sende duruyor.
Her tik tak,biraz daha eksiltiyor beni benden.
Sokaklar aynı sokaklar aslında,ama adımlarım yabancı artık.
Birlikte yürüdüğümüz yollar bile beni tanımıyormuş gibi sessiz.
Ve ben anladım…
bazı aşklar bitmez,sadece susar.
İçinde konuşmaya devam eder,
ama karşısında kimse yoktur.
Sen gittin ya…ben sadece senden değil,kendimden de ayrıldım o gün.
Şimdi biri sorsa “ ne oldu size ? ” diye,
anlatamam…
çünkü biz yavaş yavaş yok olduk.
“Biz bitmedik… biz, yavaş yavaş birbirimizde eksildik ”
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 23:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Erkan Tankut kaleminden... " Tankutbey "




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!