Dünya denen şu koca çilehâne,
Duvarları olmayan bir meyhâne,
Kuşları bile bağlar rıhtımlara,
Kanatlara ağır gelen çağlara...
Cehennem aslen kendi bu âlemin,
Anlaşılmak için şiir yazmadım
Öyle olsaydı da anlamazdınız
Derdimi anlatsam dinlemezdiniz
Anlaşılmak için şiir yazmadım
Mezarıma komşu mezar kazmadım
Aşkın ile mest oldu şu gönlüm kuşu sarhoş,
İçtim yine düştüm sana şu zehr-ü şaraptan.
Görmez bunu âmâ gibi benden bile sarhoş,
Anlat hadi körlük sana ey hangi şaraptan?
18.11.19
Mâziden sessiz gemi demir almış geliyor,
Dünü andırmak için emir almış geliyor.
Güvertesinde geçmişten bâkire anlar var;
Kırmızı güller, kara sevda, heyecanlar var...
Devleşiyor âşıkâne kaptanın yüreği,
Kaçsan bilinmeyen ırak bir yurda
Fersah fersah uzaklarda bir yerde
Serçe kuşa, mor sümbüle, bir kurda
Gözlerini sorar sorar bulurum
Mecnun olsam Leyla olsan kime ne?
rüzgar ikindiye beş kala ruhumu sıyırıyor
kentin çamuru iki parmak uzun paçalarıma birikirken
insanlar koşuştururken market reyonları arasında
yalnız ben değilim dövizleri okuyabilen
evsizler ve fahişeler ile doluyken kaldırımlar
"çocuk cesetlerinde yüzde doksana varan indirimler..."
Bu ülkede ekmek için
Tilki olmak gerek oğul
Çoluk çocuk rahat geçin
Diye yazdım bunu oğul.
Hem sağcıya, hem solcuya
Güne gelir de giymeye kefen bile bulamam
Üryan geldim cihana yine üryan giderim
Sultânların önünde pençe-divân duramam
Dikçe geldim cihâna yine dimdik giderim
Fikrinizin posası şaşırtamaz yolumu
Âşinâyım ateşlere ve karlara,
Görmediğim, gezmediğim diyârlara.
Çöle âşinâlığım Mecnunluktandır,
Kavruk kumlarla sevişirim çoktandır.
Hatta yaşadım soğuğu da bilerek,
Bu yangın için kardan ülkeler gerek.
Ayaz gönlü yakar, yüz çevirdim yaza
Pınarımdan yaş geldi sarıldım saza
Boğazdaki düğüm dökülmüyor söze
Yine ziyan oldum, yola revân oldum
Bîtap düştüm yolda oldum ölümlere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!