Bugün on dört şubat.Gelmedin…
Yine gelmedin.
Gel dedim gelmedin.
Bugün On dört şubat.
Oysa bir hediye vermekti Sadece niyetim.
Ne zor şeydir bilir misin
Dört milyonluk bir şehirde insanın yapayalnız kalması
Elini uzattığında kimseye dokunamaması
Kucak açtığında sarılamaması
Martı çığlıklarından medet umması
Bilemezsin bir tanem tabii ki bilemezsin…
Yürek yanığım,buğu gözlüm...
Solgun gördüm seni.
Yorgunluk tüm kıvrımlarına sinmiş yüreğinin.
Göz pınarlarımdan süzülen gözyaşım gibi mağrursun.
Önüne eğmediğin başın,
Belki aşkıma büker boynunu,
Güz başaklarının saçlarını okşayan rüzgar,
Söyle bana;
O saçlarının kokusunu sana mı bıraktı?
Sendeyse getir Onu bana
Turkuaz Egenin en güzel balığının o eşsiz kokusunu katarak...
Dünya denen viranede
Canlar alır canlar veririm...
Haydan gelir Hûya giderim.
Torbamda bir kuru cân...
Onu da aşkına katık ederim...
Bülbül figan eyleme dostun bağında,
Ol dost ki yanarım narında,
İnadetme gel aşkın ile yanıma,
Darb-ı meseldir demir dövülür tavında...
Yaşar KAÇAR 20 Nisan 2012 23:12 (VII)
İzmirimin imbat serinliğinde
Senin kollarında uyumak
Ve Gözlerinde uyanmak isterim.
Dudaklarımda terinin tuzu ile
Ve saçlarının kakusu ile burun deliklerimde,
Buram buram ciğerleri dolduran...
Apansız uyanırım
Zifir gecenin ortasında.
Ve bilirim ki sen yine uyanmışsın.
Ya da uyuyamamışsın bu gece de…
Ya da uyandırılmışsın tatlı uykundan, Kaoslarınca
Bende uyanırım o zaman,
Varlığında yok oldum,
Bizi buldum yokluğunda,
İllede sen illede sen...
Varlığında hiç oldum,
Hiçliğimle varım ben,
Ben seni dünyayı gözlerinden görmek için sevdim
Parmaklarınla tutunabilmek için hayata…
Seninle aynı evde değil aynı tende yaşamak için
Ben seni yalansız, Riyasız ve art niyetsiz sevdim.
İyi ki doğdun hayatıma, yeni yaşın kutlu osun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!