Papatyanın yapraklarını koparan eller, Yıllardır aynı soruyu soruyor: "Seviyor mu, sevmiyor mu?" Oysa hiçbir papatya Aşkın cevabını taşımaz. Çünkü aşk, Bir çiçeğin yapraklarına sığacak kadar küçük değildir.
Belki de her yaprak, Bir insan ömrüdür. Kimi rüzgârla savrulur, Kimi zamana direnir. Kimi daha tomurcukken solar, Kimi sonbahara kadar direnmenin adını yazar. Ve biz buna kader deriz.
Kimisi bu hayata gözlerini açtığında Güneş onu gülümseyerek karşılar. Yolları çiçeklerle süslenir, Kapıları umutla açılır. Kimisi ise daha ilk nefesinde öğrenir acıyı. Henüz çocukken büyümeyi, Henüz gülmeyi bilmeden ağlamayı öğrenir. İşte o gün, Bazıları yaşamaya başlar, Bazıları ise doğduğu anda ölmeye...
Nefes almak yaşamak değildir. Çünkü nice insanlar vardır; Kalbi atar ama umutları durmuştur. Yüzü güler ama ruhu ağlıyordur. Kalabalıkların içinde yürür, Ama kimse onun sessiz çığlığını duymaz. En ağır yalnızlık, İnsanların arasında görünmez olmaktır.
Hayat... Ne garip bir terazidir. Bir kefesine mutluluğu koyar, Diğerine acıyı. Kimi ömrü boyunca güler, Kimi bir tebessümü bile ödünç yaşar. Kimine sevdiği sarılır, Kimine yuva nasip olur, Kimine yalnızlık.
İnsan da böyle değil midir? Bir yanı çocuk kalır, Diğer yanı yıllarca yaşlanır. Bir yanı sevmek ister, Diğer yanı korkar. Bir yanı umut eker, Diğer yanı yaralarını içinde taşır.
Her kopan yaprakta Bir anı düşer toprağa. Bir dostluk... Bir çocukluk... Bir ilk sarılış... Rüzgâr onları alır götürür, Ama insanın içinde kalan boşluğu Hiçbir mevsim dolduramaz.
Kimi annesini özler, Kimi babasını. Kimi çocukluğunu arar, Kimi hiç yaşayamadığı günleri... Bazıları geçmişi unutmak ister, Bazıları ise sadece bir kez daha yaşayabilmek için Ömrünü vermeye razıdır.
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!