Sana yüksek perdelerden şiirler getirecektim.
Soğuk günlerin karanlık akşamlarından.
Seher vakitlerinin en ücra köşelerinden.
Ne geldiyse elimden yada geçecekse kalbimden.
Gelirken sana, bizzat senin karşına.
Gözlerine bir kere daha bakmanın verdiği;
Sobada köz olmuş kömür kırmızısı rengin sevdasıyla.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Gitmek ne mümkün,
Gitmek hangi dilin kelimesi,
Gitmek hangi coğrafyanın meyvesi?
Görüyorum bana bakarken gözlerindeki her an kaçmaya çalışan suçlu silüetini.
Güzel betimlemeler güzel tespitler
Tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta