YALANCI
Dün gece dizimde yatan sen değil,
Yüzüme bakıp da gülen yalancı.
Aşkın pınarından tadan sen değil,
Gönül sarayımı talan yalancı.
Hani bensiz nefes almak haramdı?
Hani bu can senin, sol yanım tamdı?
Şimdi "abi" dedin, bağrım veremdi,
Ruhu yad ellere salan yalancı.
Ezberimden gitmez teninin izi,
Dudaktan dudağa sakladık giz’i.
Ayırdın sonunda ikimizi,
Beni bin dert ile bölen yalancı.
Başkasına sarmış beyaz kolunu,
Hakk’a nasıl verir bilmem yolunu.
Zehir ettin şu ömrümün sonunu,
Sırtımdan hançeri çalan yalancı.
Gözüme bakıp da nasıl dersin laf,
Bu koca sevdaya gerekir mi af?
Mahşer mizanında kurulur o saf,
Hesaptan korkmayıp gelen yalancı.
Dünya zindan oldu, güneşin söndü,
Vefasız elinde devranım döndü.
Sahte gözyaşların yanakta dondu,
Aşkın mezarını delen yalancı.
Katili sen oldun nazlı çiçeğin,
Hükmü verilmiştir her bir gerçeğin.
Söyle, hiç tadı yok mu ekmeğin?
Kendini ateşe atan yalancı.
Sözlerin ok gibi deldi bağrımı,
Duymadın mı bunca feryat çağrımı?
Dert ile yoğurdun her bir ağrımı,
Umudu çukura salan yalancı.
Dargınım dünyaya, küstüm her cana,
Kalmadı takatim, sığmam zamana.
Hicran ateşiyle yandım yana yana,
Sözünde durmayıp kalan yalancı.
Artık dikiş tutmaz gönlümün yâri,
Bitti mi içinde sevdanın kârı?
Kader mahkumuyuz, bittik biz gayri,
Kalemsiz Şair'i bilen yalancı
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 13:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!