Yarı yolda kalmışlara yazdım bu satırları,
Sen hatırlamazsın ben unutmam yaptıklarını.
Her gece seninle uyuyup, gündüz seninle uyanıyorum.
Sen bilmezsin çektiklerimi, ben kendi içimde hallederim.
Bir Dilek tuttum ben dün gece,
Düşler sokağının en çıkmaz caddesindeyim,
Yolumu kaybettim, delirmenin raddesindeyim.
Tam yolumu bulduğumu sanarken,
Yolların sonu olmadığını gördüm.
Bir sevgi ancak bu kadar kirletilebilrdi,
Değerini bilmezlere laf anlatma ᵇᵒşᵛᵉʳ ᵍⁱᵗˢⁱⁿ,
Kıymetini bilmeyen, kıymet verme ᵇᵒşᵛᵉʳ ᵍⁱᵗˢⁱⁿ.
Arkandan konuşana, sakın gülme ᵇᵒşᵛᵉʳ ᵍⁱᵗˢⁱⁿ,
Kimseden karşılıksız bir şey bekleme ᵇᵒşᵛᵉʳ ᵍⁱᵗˢⁱⁿ.
Oysa ne güzel inanmıştık insanlara, kimisi oyununu güzel oynadı kimisi ise sevmek nedir beceremedi. Oysa ne güzel sevmiştik ciğeri beş para etmez insanları. Yüzümüzde yılların yorgunluğu, sayfa sayfa akıyor. Dizlerimizde geçmişin bitkinliği nasıl da yürek yakıyor. Biz ister miydik bu hayatı yaşamayı ama devir kötü, insanlar sahte olmuş. Ne sözleri gerçek ne de gözleri.
Çok yoruldum annem, çok yordular oğlunu ama pes etmedim, edemedim de. Nasıl dayanırsın benim düştüğüme. Hep içime atıyorum, bana sinirlisin diyorlar aslında çocuk gibi kalbimin olduğunu bilmiyorlar. Ben istermiydim böyle olmayı, yalandan gülmeyi, gerçekten sevmeyi ve hiçbir zaman sevilmemeyi ben istermiydim. Gece hayatım olmadı, içkiye düşmedim ama bir sevda boynumu büktü anne. Küçükken bana insanları sevmemi neden öğrettiniz ki? Belki şuan daha güzel bir hayatım vardı, daha mutluydum ve halen daha çocuk gibi saftım, temizdim.
Çok yoruldum annem, insanların sahteliğinden bir çift göze aldanıp hayat karartmalarından çok yoruldum. Keşke ilk tanıdığımız gibi kalsa bazıları, ne gerçekten tanısaydık ne de kendilerini tanıtmalarına müsade etseydik. Bir eksen çizip ortasına onları koymasaydık, orta da yine biz olsaydık ve çevresini ona göre yerleştirseydik, Keşke keşke keşke...
Keşkelerin arkasında yıllanmış yaralar, yaşanması mümkünken yaşanmamışlıklar var, keşkelerin arkasında sana ömür boyu yorgan olacak ahlarım var.
Çok yoruldum annem artık ne kalbim var ne de güvenim, hani şair demiş ya ''Bitti O Şiir Başka Mısra Gerekmez'' aynen öyleyim işte. Bitti insanlara güvenim, kimseyi istemem.
Elbet bir gün biz de bu limandan kalkacağız,
Ne üzerimizde bir dert kalır ne de kaybetme korkusu.
Gözlerimizin yaşı boşa giden o güzel yıllaradır,
Yüzümüzdeki o çizgiler yaşadıklarımızın tatlı izleridir.
Elbet birgün biz de gideceğiz bu yalan dünyadan,
Senden vazgeçmek ne zor bir işmiş,
Seni unutabilmek ne kadar zormuş.
Seni anlatabilmek meğer imtihanmış bana,
Seni yaşamak, senin olmak harammış bana.
İnsan alışabiliyormuş yüreğinin yokluğuna,
Daha güzel olabilirdik seninle,
Daha güzel sevebilirdik birbirimizi.
Bak şimdi yabancıyız gökyüzüne,
Yüzünü bile unutur oldum, gelmiyorsun gözüme.
Ah benim Nur'um, cananım,
Seni sevmek en büyük hataymış,
Kapında köpek gibi beklerken anladım.
Seni sevmek ne büyük yanlışmış,
Beklemeden başkasının koynuna girdiğinde anladım.
Vefası eksik, cefası mahveden sevdiğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!