Bülbülün figanı, güle harmanı…
Akıtır günüle canı cananı.
Memleketimde yiğitlere şanı;
Canı canla canan yakar türküler...
Bağında bağbanında gül dilleri,
Can suyu, anayurdun nağmeleri.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Tebrikler kaleminize yüreginize sağlık, Her şey gönlünüzce olsun...
Yüreğine sağlık dostum..Yaşamımızın birer parçası olan türkülerimizi çok güzel ifade etmişsin..Gönülden kutluyorum..Halim AKIN 10 PUAN
Adı üstünde türküler. Bizi anlatan en ritmik dizeler. Türk'ün özüyle, Türk'ün sözüyle. Keyif alarak okudum. Nicelerine...
Sn. Kaya
HARİKA! Fazla söz FAZLA gelir. Tam puan çok yakışır.
Sivas da medrese okutur közde
Mardin de Tokat da alimdir özde
Memleketin taşı kaynarken sözde
Şairi Fadıl’ı yakar türküler
Yurdumun yanıktır yakar her yanı
Heceyle kaynatır damarda kanı
Küçükten büyüğü fakir sultanı
İnciler dökerek yakar türküler
Yan yazılmış bir sekiz kadar sevgiler...
Âlimoğlu
Yârânın dermanı sevdanın kanı
Bülbülün figanı gülün fermanı
Aşığın imanı yiğidin şanı
Canlara muhabbet yakar türküler
Tükü,Türki (Farsça ek) yani Türk tarzında Türk'e ait
Evet Türküler bizim kimliğimiz
Şiirinizle bu kültüre bir projektör tutmuşsunuz
Tebrikler, selamlar
türkülerimiz tarihimiz ve kultürümüz.....
güzel bir çalışmaydı kutlarım.
müzeyyen başkır
Türkülerimiz binlerce yıllık kültürümüzdür...Türkülerimiz bazen anadolu kadını,bazen bir işçinin nasırlı eli,bazen bir çocuğun gözyaşları,bazen de yürekleri yakan bir sevdanın ateşi olup ezgilerle yüreğimize iliştiririz...Son derece anlamlı bir şiir okudum kaleminizden...Duyarlı yüreğinizi yürekten kutluyorum...Yüreğinize ve emeğinize sağlık...Tam puanımla listeme alıyorum bu güzel şiirinizi…
türküler bizim hamurumuz özümüz kısacası biz
türkülerden uzaklaşıyoruz dolayısıyla kendimizden uzaklaşıyoruz bir yabancıyız artık bize
kutluyorum kalemin daim olsun
UYANIK OLMAK LAZIM
Bilim ve teknikte baş döndürücü gelişmelere sahne alan çağımız,maddi hayatımızı düzenleyici ve kolaylaştırıcı imkanlar sunmasına karşılık,tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar insanlığı ruhi tatminsizlikler ve buhranlarla başbaşa bırakılmıştır.yuzyılımızın insanlarını çok acı tecrübelerle de olsa artık anlamıştır ki,dini ve ahlaki temellerden yoksun teknoloji, insanlığın hizmetine sunulup, ona yararlı olmak yerine,insanlığı sonu gelmez emeller zincirinde adete kendisine köle yapmakla ve hizmetine almaktadır.
Bu gerçek dünyamızı Doğu-Batı ayrımı olmaksızın kuşatmakla beraber tabi olarak gelişmiş ülkelerde daha keskin biçimde hissedilmiştir. Maddi ve manevi planda oluş çilesi çeken milletimizin bu girdabın hangi safhasında olduğu tartışıla bilir.Fakat tartışmadan uzak tutabileceğimiz bir gerçek vardır ki,o da,Milletimizin de bu buhran döneminden fazlasıyla etkilendiği ve her yönüyle bir fetret döneminin içine girmiş olduğudur.
Tarihin benzer dönemlerinde olduğu gibi milletimizi ve insanlığı,ruhi dirilişe hazırlayacak ve içinde bulunduğu bunalımdan kurtaracak olan yol gönül sultanlarının yolu olacaktır. Bu gönül sultanları kızıl elma ülküsüne ilahi bir misyon yüklüyerek,şanlı milletimizin bitmez-tükenmez enerjisini islam,la meczedip,kızıl Elma,ya gerçek anlamını kazandırmıştır.Bu ruh milletimizin fert ve cemiyet planında kemala ermesine vesile olmuştur.
Millet olarak kaybettiğimiz mükaddes emeneti ve misyonu ancak gönül sultanlarının ruh pınarında ve anlayışında yakalayabiliriz..
Bu sebeple,Hoca ahmet yesevi,yi Mevlana,yı Yunus Emre,yi ve Haci bektaş veli,yi geçmişteki tazeliğiyle yaşatmak ve yeni bir diriliş hamlesinin çilesine talip olmakla mükellefiz.
Yeni oğuz Nesli-nin Türk milli şuurundan,İslam Ahlak ve faziletinden zerre taviz vermeden,Bu diriliş hamlesini,yeniden başlatılması temennisiyle`, ALLAHA, Emanet Olun. zikrettin karaca ...........MÜKEMMEL BİR ÇALIŞMA KUTLARIM.
TÜRKÜLER BENİM İÇİN HEP HÜZÜNDÜR, AYRILIKTIR, GÖZYAŞIDIR. BU YÜZDEN HEP KAÇARIM DİNLEMEKTEN. ŞİİRİNİZ HÜZNÜMÜ HATIRLATTI YENİDEN. TEBRİKLERİMLE...
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta