Yağmur kokusunda daha çok severim seni.
Traş losyonunun kokusu gelir burnuma.
Yağmuru avuçlarken iki elimle,
okşayamadığım yüzünü duyumsarım.
Yağmur gözlerime saldığın,
bahir adım ummana dönüştü.
Adımlarım senden uzak, bana daha yakın.
Avuçlarım iki elimle hasretini.
Yorgunluğum sığ.
Çıdamlarım sonsuz.
Gün uçsuz, gecelerim aranmakta.
Yağmalanır yüreğimde duruşun.
Geceden yüce suskunum.
Çıldırtan gecelerde aramam karanfili.
Bir yanım gök mavisi.
Çığlıklarım uzanır kapına sessizce.
Dengesiz dökülür yapraklarım.
Baharım karışır sevgindeyken.
Koynumda varlığın.
Ellerimde yüzün.
Belleğim aşkını yaşar,
umursamadan sensiz yarınlara.
Her yokluğunda,
bir çivi çaktım hayat tahtama.
Şimdide yoksun.
Yarınlar sana dair.
Bir yumru yüreğin,
aranmayan,
bulunmayan,
susuz kalpleri,
kaybolmuş!
Seni;
kayan yıldız,
trafik kazası,
deprem felaketi,
sel felaketi,
ne bileyim...
olabilecek onca felaketin,
içine bile sığdıramayan;
bir çocuk yüreğinde,
yaşamak nedir..?
Bilir misin?
Yağmur Babam...
Yağmur gözlerimle saldım,
bahir adımı gönül kapına.
Ummana dönüşen benim.
Adımlarım benden sana daha yakın.
Avuçlarımda duruyor;
Yağmur hasretin.
Kayıt Tarihi : 19.7.2009 14:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (2)