Evrendeki soluk mavi bir nota üzerinde doğdu.Yaşamak denirse yaşadığına;
yaşıyor...
Derin bir karanlık...Nefes almak zor.Boğulmuş yok olmuşum.Acı,ızdırap,kan...Her tarafım kan içinde.Ellerimden duvara zincirliyim,bileklerim kanıyor.Vücudumun ağırlığından bileklerim kesilmiş...Ter ve kandan bir ırmak var üzerimde...Soluk yok.Nefes imkansız.Çığlığım boğazımda tıkanıyor.Nefessizim,soluksuzum,ışıksızım,iltihaplanmış yaralarım var....
Benden gittiğin gün başladı herşey.Göktaşının dünyaya çarpıp canlı yaşamını yok etmesi gibiydi yaşananlar.Paramparça oldu herşey tuzla buz şeklinde.Bir deprem dalgası geldi yer yarıldı, kızgın lavlar fışkırdı,seni de beni de yakıp küle çevirdi.Bir hiçliğin ortasında taşa dönüştürülmüş iki canlı figürü gibi donakaldık.Her şey olup bitiyor ama kıpırdayamıyorsun.Saçlarının parıltısı söndü önce,sonra ellerin donuklaştı.Sonra kaybolmaya başladın.Pardesün,sarı gömleğin,yaptığın börekler,ojeli tırnakların,ellerin,yüzün...Renksiz bir çölde,gökyüzünün gri olduğu bir hiçlikte yapayalnız kaldım.Gerçeğin çölünde...
Hayatta mısın, seni bir daha görebilecek miyim,bilmiyorum.Son konuşmamızdaki gözyaşların,iç çekmelerin,naçar halin devam ediyor mu,bilmiyorum.Bu acıya nasıl katlanıyor,bilmiyorum.Hiçbirşey bilmiyorum hiç bir şey...
Bildiğim yegane şey seni çok sevdiğim,varlığına bağımlı olduğum ve sensiz yaşayamadığım.Sen benim çölüme yağmur,gökyüzüme ışık,ömrüme ömür,fırtınalı hayatıma liman oldun.Sen ışıksın,güneşim,aydınlığımsın.Huzurum,dinginliğim,sevincimsin.Çölde kalmış bir su bitkisi gibiyim yokluğunda ve sanırım ölmekteyim....
Meğer benim sevgili aşkım ne kadar önemliymiş varlığın.Sana kızdığım,görüşemiyoruz sadece yazıyoruz diye gönül koyduğum günleri hatırlıyorum.Şimdi bir hayalsin zihnimde uçuşan.Zaman zaman yokluyorsun beni , her tarafımdan hançerliyorsun ve kaybolup gidiyorsun hiçliğin içinde.Rengarenk varlığın siyah beyaza dönüşüp donuklaşıyor, gölgen uzadıkça uzuyor ve gördüğüm en son şey sana ulaşmaya çalışan ellerim oluyor.
Sevgilim, bir tanecik aşkım bugün ne oldu biliyor musun?Sana çok benzeyen biri yüzünden ağlama krizine girdim.Saçlarını ayırışı,yara izi aynı yerdeydi.Kendimi lavaboya zor attım.Suyu açtım hıçkırıklarım duyulmasın diye.Tuvalette,iki büklüm yere kapaklanmış,insan sesleri,uğultuları içinde ses çıkaramadan ağladım. bir zavallı gibi.Ta ki göz yaşlarım kuruyana kadar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!