Söktüm oyuncak ayımın gözlerini
Takmaya çalışırken yerine kendiminkilerini
Vuruldum,
Bir çocuğun suç ortaklığı gibi masum,
Bir yetişkinin intiharı gibi sessiz.
İmla kalemimin mürekkebi
Bir kalp gibi kırıldı ansızın
Pembe bir kan,utangaç
Ve de süt kokulu,
Yarım kalmış bir ninni gibi.
Ayıyı göğsüme bastırdım.
Kalbim bulaştı onun masum pamuklarına
Söktüğüm göz çukurlarına
Kan doldu yavaş yavaş;
Bir ülkeye savaş dolar gibi,
Sessiz
Ve geri dönülmez.
O ağladıkça, ben küçüldüm.
Ben ağladıkça, o insanlaştı.
Ben öldükçe, o canlandı.
Çünkü bazı oyuncaklar
Sahibinin yasını giyer.
Tüm saatler durmuştu
Zaman bozulmuş bir çocukluk
Kucağımda pusetsiz kanlı bir oyuncak.
İçimde adı konmamış bir mezarlık.
Nerdeyim,
Hangi istasyonun yalnızlığı bu,
Kimin terk edilmiş duasıyım?
Hangi annenin geri dönmeyen çocuğuyum?
Ne kadar zamanım var,
Bilmek denilen kelimeyi unutuyorum.
Bir tren bekliyorum beni benden alacak
Adımı başka bir yalnızlığa bırakacak
Ne biletim var ne de kalacak kadar masumiyetim.
Ölüyorum sanıyorum.
Oysa belki sadece
Büyümek denilen cinayete tanığım.
Uyuyorum, dünya üzerime kapanıyor
Bir tabut kapağı gibi.
Sonra uyanıyorum
Karşımda oyuncak ayım
Susuyor,
En korkunç ağlama biçimiyle.
Bana bakıyor
Benim gözlerimle.
Ve ilk kez
Kendime
Dışarıdan ağlıyorum.
Şafak Karasungur
Kayıt Tarihi : 16.04.2026 21:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!