seni yitirdim
büsbütün gece inerken sümbül sokağına
bir merdiven aralığında yitirdim seni..
sonra sıcaklığını yitirdim
yanağıma dokunan ellerinin
terli
bütün ünlemlerimi yitirdim..
sevmiyorum mısralardaki kadar..
asmalı kahvede bir çay içiyorum
bir de sigara
hepsi bu kadar..
olanlardan haberin yok
seni fena halde özlüyorum..
bulut ağustos demiyor
sık arayla yağmurlar görüyorum..
olur olmaz notlar tutuyorum sana
aşınıyor sevdalılığı sümbül sokağının..
öyle başbaşa verip oturduk
sen, ben, o..
bu pencereden bizde baktık
tüten aynı bacalara
cam kenarı kuşlarına
bu sessiz sedasız
bir yanımızda yaygın dili sevmenin
aşkın geniş zaman çekimi
bir yanımızda o yoksul ayna
kırılgan tekil hali eksenin..
iyi ki şiire yaslıyız
yalnız gözlerin vardı dağıldığında sis..
ve bir gördüm
bir daha kalamadım gözlerinsiz..
şu seni seviyorumların en bahar yanı gözlerin
uyanıp öyle çiçek dolu bakıyorsun ya bana
hatırladığım bütün güneşlerin ömrü uzuyor
zamanın siyah örtüsünü atıyorum üzerimden
sonra dağlarım barışıyor vadileriyle
ah bu geçirgen toprakta başı sonu sisli
iki uca dayalı kırılgan günlerimiz
dudağımızdan düşen her söz gibi eski
her aşk gibi ölümsüz düşlerimiz..
geri sayımlar gibi heyecanlı
geri kalanlar gibi yoksul dünlerimiz
hangi ağustos sonrası yağmur biletli
hangi eylülü saklıyor yüzün
bu bütünlemeye kalmış aşklar
bu toprak kokusu bakışlar..
-hem kim yazabilirdi şiirini senin
aşkın akıntısında batıp çıkan bir zaman değil mi şu hayat dedikleri
hani bütün ışıklarıyla birinci sınıf bir hüzne dahil ettiğimiz
parklar sokaklar meydanlar ve insanlar değil mi..
hani bütün seslerin çığlığa dönüştüğü bir yangın yeri
ve çalan sirenden çok daha sonra olay yerine ulaşan bir arazöz
takviye ekipler halatlar merdivenler ve soğumaya bırakılmış




-
Nazan Yinanç
-
Volkan Aksal
-
Nusret Akbayır
Tüm YorumlarAksal ailesine mutlu ve sağlıklı nice nice yıllar diliyorum. Sevgilerimle..
büyük onur duydum.. saygılar sunuyorum, var olun..
öyle ki melekler uğurluyor sizi düşlerin deryasına
kendi zarfının içine kapanmış mektuplar kadar dünyasızsınız
bu yüzden her sabah başka bir evrene açılıyor gözleriniz
akıp giden hayata - meydanlara ve kavgalara bitarafsınız..
ve sıvaları dökülüyor artık dokunduğunuz evlerin ...