hiç ummadığım yerde buldum kendimi
hiç ulaşmayan bir mektup gibiydim
duygularım firari yüreğimin bekçisiydi sanki
ve duygularım açılıp da okunmuş bir mektup..
(karşılığı yazılmamış, cevapsız kalmış)
ellerin büyük, parmakların ince
yüreğin gibi...
düşlerin alev alev
düşüncelerin buz gibi
çocuksu umursamazlığını da al gel yanında...
sığınsın bende...
yapabildiğim tek şey
söyleyebildiğim tek gerçek
'seni sevmek'
erişilmezsin,
okyanusun dibinde ki midyenin içinde ki inci,
gerçeklerle yaşamak
ve gerçekleri bilmek
ama gerçeğin yanında
kendi gerçeklerini yaratmak
ben umudu, maviye boyadım...
gece olunca
aniden sol yanın acır..
bir şey saplanır yüreğine...
gözlerde ki yaşlar kendini feda eder...
dil susar, hiç bir şey diyemez..
son yaprağa daha çok var
ölmeye henüz hazır değilim
daha yapacaklarım var
bahçemdeki gülleri sulamalıyım
baharda ölmemeliyim
bugünü duydum sessizliğinde
ve sen yarını öldürmüştün
çok sesli bir şarkı çalıyor içimde
yankısı, dünden yarına
geceden kalan acının,
sabaha doğurduğu edilmemiş bir veda
bir şehir sustu ardımdan
ağlıyor şehir...
şehirin adı
İstanbul değil
'ben artık umursamıyorum'
şu deli rügara koşarken
sonzuz fırtınanın içinde
elimi bırakmayacağını
düşünmüştüm...
şaşırmışım...
sakindi mavi
kızıllaşırken saçları
boyun eğerdi yağmurları
dalgaları kararsız
kıyıda bekleyeni olmalıydı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!