Vedasız gittin Şiiri - Suphi Sekü

Suphi Sekü
132

ŞİİR


40

TAKİPÇİ

Vedasız gittin


VEDASIZ GİTTİN

Gönlüme mihman geldin, en ağır kederinle
Mihmandar, hizmetinde; zıll-i zeval olamaz
Bir kadeh dostluk sundun titreyen ellerinle
İçtiğim o kadehe, bir daha züll dolamaz

Keder, kederi tanır diye düşünürken ben
Dertlerimle kararak bismillah deyip içtim
Elimdeki kadehi neden alıp kırdın sen?
Yüreğine gül ekip ağulu diken biçtim

Ahvalimi sorarsan, bir nebze anlatayım
O eski kesiklerde, bazen sükütüm kanar?
Kırılan uykularla, nasıl gamsız yatayım
Gönlümün ateşinde nice şiirler yanar

Bana reva gördüğün bunca ağır külfete
Omuz vermeden gittin, hiç ardına bakmadan
Senin tüm dertlerinde kesbettiğim ülfeti
Sessizce taşıyorum, etrafımı yakmadan

Sende mazi siyah da bende anılar ak mı?
Ruhumu bura bura sorsam bile nafile
Bizi burda bırakan kırık iki ayak mı?
Mutluluğa yol alıp giderken son kafile

Sayki biz iki savruk kuru kenger yaprağı
Çöllerde döne döne düşürüldük yan yana
Derdimize buladık birer avuç toprağı
Söyle bana, o toprak dönüşmez mi vatana

Bakma konuştuğuma, ne görüp ne duyarsın
Yolcu yolunde gerek diye öylece gittin
Sen, hâlâ seni alıp kederime koyarsın
Güneşli bir gün bitip bulutlu bir gün yittin

Mihman, mihmandarına; veda etmeli bence
Giderken bir tebessüm, bir helallik almalı
Vedasız çekip gitmek, bir sükût ki işkence
Oysa ki sırt dönülen kapı açık kalmalı

Sözlük
Zıll: Gölge
Zeval: zâli olmak, sona ermek, gitmek, yerinden ayrılıp gitmek
Züll: Hakir olma, alçalma, horluk

Suphi Sekü
Kayıt Tarihi : 19.3.2026 05:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!