Bana dokunmadan ettiğin veda
Hep yarım kalacak,
Ellerini her uzattığında
Parmaklarında bulamadığın sıcaklığı
Yürağinde hissedeceksin,
Bakışların dalacak...
..
Sıkıldım herşeyden;
Zevke veda herşeyde
Veda artık herşeye!
Neden ki bilemiyorum;
Vazgeçtim gözlerinden,
Vazgeçtim kalmaktan!
Giderim tutamaz kimseler beni,
..
Sevgiyi Yedi Temmuz…
Yedi temmuzdu elini veda için uzattığında
Ve kaç umudu yedi, temmuz
Sevgilimi silip attığında
Yirmiiki temmuz geçti
Gidişinin ardından
Yedi temmuz yüreğimi deşti
..
Sen gittin denizlerin ahengi de duruldu
Hasretin içimdedir hep tomurcuk tomurcuk
Gidişinle benliğim canevinden vuruldu
Beslediğim hayaller sararıp kaybolacak
Sen gittin denizlerin ahengi de duruldu
Sen gittin siyah siyah ötüştü renkli kuşlar
..
Adında gizli veda,
Dersin bir gün elveda!
Biliyorum,
Bir gün bozulacak bu sihir,
Ardına bile bakmadan terkedeceksin bizi!
Oysa benim sana dair hayallerim var,
..
Kapı çalıyor açmaya korkuyorum.
Arkasında veda var, açmamı bekleyen.
Yitik bir aşkı yüzüme vuracak veda var.
Yığıldım kapının önüne, korkuyorum açmaya.
Kimbilir kaç gecedir seyrediyorum duvarları,
uykuda uğramaz oldu bana, tıpkı senin gibi
..
yeşile çalan zamanlara,
ve senle dolu anlara
bir veda havası gerekirdi...
bir veda, bir söz...
tutuşsuz tutuşmalarımıza
acılarla yüceleşen bir ağıt...
uzak yollar
..
Biliyorum
Ne kadar kolay olmuşsa merhabalarım
O kadar zor olacak elvedalarım
Zaten en acemi yazarıydım ben
Dünyevi senaryoların
Gidiyorum
Şimdi bana müsaade
..
Eski gunlerimi unutamasamda
Los kayıkhaneler hep beni cagırsada
Veda dillerde bir sozcukte olsa
Engin denizlerden sor beni
Dun buradaydim
Ayrılık vaktı geldi gidıyorum elveda elveda
Eski gunlerimi unutamasamda
..
Üzgünüm yağmur
Kıymetini bilecek halde değilim bu akşam
Cama vuran halini al da git gözümden
Bir yerimde üşümek kalsın serinliğinden
Üzgünüm yağmur
Toprağım kurak kalmalı bu akşam
..
Veda sarkacı uzanmıştı yorulmayan ayak izlerine
Çehresinde yol hayali nemalanmış olanlara,
Somaki barikat bir engel değildi..
Ufukta yükselen dumanlar bu heyulayı da yakalar
Veda; meyvesini bekleyen bir okyanus düşü..
Kor halinde yananlar söndürür bu ateşi
..
Son bahar akşamında, ne güzel tanışmıştık.
Ellerin ellerimde, ne hayaller kurmuştuk.
Gözlerim gözlerinde, ne yeminler etmiştik.
Ne oldu anlamadım, birden ayrılıverdik.
Bu ayrılığı ben istemiyorum, senden ayrılmayı ben, istemiyorum.
Son vedayı etmeden elini tutacağım, o ince belini sımsıkı saracağım.
..
Sana elveda demeyeceğim
Her veda yeni başlangıçtır
Ben başlamaya geç kaldım
Hoşçakal güzel gözlüm
Sana elveda demeyeceğim
Veda edilince geri dönülür
..
Ben veda etmeyi senden öğrendim.
Seni götüren vapurlara el sallamayı,
garlarda, gelirsini taşıyan rötarlı trenleri beklemeyi,
Özlem yağmurlarında ıslanmayı.
Eylül yaprakları gibi
dokunulmadan kopmayı, senden öğrendim.
Sürgün mevsimlerde, olmayan adresler elimdeseni arardım.
..
Min xewna hebûnê
bi zembereka xwînê
li pêşeroja te siwarkir
Di şevên zembelîqî de
di berbangê seqemî de
min tîn da dilê te
veda li hinarkên te
..
gözlerim gözlerinden çekildi önce..
sonra kolarım kollarından..
kınından kayan bir kılıç gibi..
döküldü yüreğim yere sssizce..
dilim tutuldu bakmadım sana..
şakağım sızladı ansızın..
ve ayaklarımın bağı çözüldü..
..
*Bekarlar kervanına vedâ eden
can dostum Muhammed Karakış’a...
A dostum seni de kaybettik bu kervandan;
Şimdi ayrılık vaktidir dosttan, yârândan.
..
Anlamsız geldi belki sevgi sana
Üstüm başım sana savruk
Yanlış doğrularım var
Senle birlikte gömdüm
İstanbul'un göbegine
Sen mezar taşını görmesende
..
Ben veda busesini, alna koyup giderken,
Hicran ateşi yakar,sana hoşça kal derken,
Yüreğim sende kalsın, sana veda ederken,
Ayrılmak değil derdim, sen üzülme meleğim.
Damla damla gözyaşı, her ayrılık anında,
Deler geçer sinemi, bu hicranın sonunda,
..
Bu son veda inan bu son gidiş.
Bir kırık kalp bırakıp ardımda.
Bu son acı inan bu son kahrediş.
Yıkıldım sana çok inandımda.
Meğerse kendimi kandırmışım.
Sana ben nasılda inanmışım.
..



