Sıcak bir evde, tavana vuran sobanın alevindeki seslerin ne kadarı benim payımdır?
Çay ocağında, buz gibi havada, duvara rutubetle yükselen bu hasrette ben neredeyim?
Buz gibi havada kafasını öne eğmiş;
Sinirden, sıkıntıdan içten içe söylenen o "neden", benim.
Akşam olunca, sobalar yanmaya başlayınca, patatesler fırına verilince,
Herkesin anası evladını aramaya çıkınca...
Sokakta kar ve ben kalırım.
İçim dışarıdan soğuk, dışım içimi kesiyor,
Garibanlığın kör ağzıyla.
Konuşmak gölge, susmak asıldır.
Kalın kelimelerin, kalın kafaları var.
Kimse sevmez beni, bunu bilirim.
Anam delirir hasretimden, bunu bilemem.
Anam terk edildiğim evleri, üzerime çelenk olarak örtmüş;
Gariplik; kıştan bir yorgan.
Babamın atı neden bembeyaz?
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 03:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!