Fırâkın hançeriyle parçalanmış sîneler gördüm,
Aynı kıbleye dönen başların ayrık yürüdüğün gördüm.
Bir el Kur’ân’a uzanmış, biri kavme sarılmış,
Aynı ezanla uyananlar, ayrı rüyâya dalmış.
Ey gönüller birliğinin ecdâdından kopan nesil!
Bilmez misin: cem‘iyyetdir bizi diri tutan asil.
Bir damla kan gibi tek yürekde toplanmadıkça biz,
Umman olsak da faydasızdır dağınık deniz.
Şeytan soktu bu zehri “biz” olan dimağa,
Parçaladı bir ümmeti bin bir ufak davağa.
Arab’ı Türk’ten ayıran söz, Arnavud’u Acem’den,
Aynı hançerle vurur hepsini ecnebî elden.
Zîrâ düşman bilir bunu: içten çöken duvar,
Dıştan gelen top sesinden evvel yıkar diyar.
Bak Endülüs’e: ilim idi, irfan idi, nur idi,
Birlik bozuldu, kalan sadece taş ve gurûr idi.
Bak Bağdad’a, Şam’a, Kahire’ye, Trablus’a,
Aynı hikâye yazıldı her yıkılan kubbede susa.
Ey cemaat! Uyan artık, bu gaflet uzun sürdü,
Her uyuyan kalb, bir ümmetin ömründen çaldı, çürüttü.
Ne hicrândır bu hâlet kim düşüp gönlüm harâb oldu,
Cemâat parça parça, ümmetin bağrı kebâb oldu.
Resûl’ün kalbi incinirdi diken batan mü’minden,
Siz nasıl rahatsız olmazsınız bu yangın ümmetten?
Ey Rabb! Bu sözler sana yükselen bir niyazdır,
Ümmeti bir eyleyen kudret yine sen’dedir, azdır.
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 20:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!