Baktın yüz yüze görüşmüyoruz, Sen de artık rüyalarda buluşmaya karar verdin sanırım :) Zira bu gece de rüyamda Seni gördüm ve "Acaba rüya mıydı yoksa gerçek miydi?" ikilemiyle, biraz sersem, biraz buruk gözlerimi açtım; 11'inci günde Sensizliğe...
Diyeceksin, konudan konuya ve duygudan duyguya nasıl bu kadar hızlı ve bağlantısızca atlayabiliyorsun :) Hani deliler gibi seviştikten sonra benim üzerime uzanmıştın ya; o an'ımız sürekli aklıma geliyor. Kendimi hiç o kadar rahat hissetmemiştim; anlam ve tamamlanmışlık kokuyordu her bir zerremiz...
10 gün oldu, koskoca 10 gün; hissiyatımda 10 yıl gibi... Uyandığından, işe gidip gitmediğinden, gününün nasıl geçtiğinden, bir sorununun/sıkıntının olup olmadığından, eve varıp varmadığından, hiç hastalanıp hastalanmadığından, doktora gidip gitmediğinden, uyuyup uyumadığından ve Sana dair olan hiçbir şeyden en ufak bir haberim dahi yok... Bunu düşündüğümde gözlerim doluyor ve öylece kalıyor, yaşlar dahi süzülemiyor. Belki kendimin dahi bilmediği, derinlerimde bir yerler sızlıyor şu kopuş sürecimizde. Kopuş süreci... Bunu yazabiliyor olmak dahi yaşananlara ve hissiyata ihanet etmek gibi geliyor... Hiç bu kadar kendimle çelişmemiştim biliyor musun¿
Hani hep derim ya "Ben her zaman küçük ihtimallerin peşinden koştum." diye, olur da bir gün denk gelir ve okursan... Bugüne kadar ve bugün Seni aramadıysam bil ki cesaretim ya da gücüm olmadığından değil, Sana bir söz verdiğim ve huzurlu bildiğin yolda sadece ve sadece iyi olmanı istediğim içindir... Allah rahatlık versin; iyi geceler, tatlı rüyalar diliyorum
Günaydın siyah zeytinim, kara böcüğüm;
Dünyanın pek de sevimli olmayan mahlukatları Sana sıfat olunca ne de güzel oluyor bir bilsen...
Bugün de kalbimin en güzel yerinde, pamuklara sarıp sarmaladım Seni,
Ve aklıma her gelişinde, yüzümde beliren tebessümün yegane sebebisin...
Yine erken başlayan bir günde, daha yeni oturabildim desem inanır mısın?.. Ve oturur oturmaz, yani kendi kabuğuma çekilir çekilmez, kabuğumu içten içe saran ve artık kendinden ibaret olan Sen'li yalnızlığım ile baş başa kaldım.
Aklıma ilk gelen altı çizili kitaplar ve bu kitaplar hakkında bana yönelttiğin sorulara verdiğim, hiç de tarzım olmayan bayağı cevaplar oldu. Ama bendeki asıl cevaplar ise Senin duyduklarından çok daha fazlası ve çok daha başkasıydı... Sadece o an, Sen özelinde hiç yaşamak istemediğim o an, bendeki Sen dışında herşey anlamını yitirmişti. Kolay değil, insanın hayatının anlamının parmaklarının ucundan kayıp gidiyor olması... Böyle bir an'da, hangi kitabın hangi cümlesinin bir anlamı kalabilir ki¿..
Sesinin her bir tınısına, ağzından çıkacak her bir kelimeye muhtaçlığımın acizliğiyle, her karanlık gecenin bu sefer olmayan sabahına gözlerimi açtım işte; yaşamaktan hâllice...
Gözümün değdiği her yerde Sen'li bir serap,
Yüreğim bir Sen dolu,
Kalbimin her bir atışında bir Sen çırpınıyorsun...
İki gözümün çiçeği;
Bu, Sana son sefer bu şekilde hitap edişim...
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun; annen vefat ettiği vakitten uzun bir zaman sonra seni aradığımda bana sitem etmiştin. Ben ne düşünürsem düşüneyim yanında olduğumu hissetmek isteyeceğinden bahsetmiştin. Bugün de bana bahsettiğin "yanlış anlaşılmak" konusundan bi haber Seni aradım. Seni ararken niyetim şuydu ki, eğer ki kötü bir haber aldıysan ve moralin bozuksa yanında olabilmek, her ne kadar terk edilmiş bir adam hissiyatında olsam da... Ama bu hissiyatı bir kenara bırakıp sadece bir derdin varsa derdini paylaşmak istedim, kötü günde yanında olabilmek. Ve sonrasında da seni ve süreci anladığımı Sana ifade edebilmek, bu konuda kendini kötü hissettiğin ya da suçladığın bir konu varsa Seni rahatlatmak, "anlaşıldığının huzurunu yaşatmak." Lakin şu an hiç olmadığım kadar sinirliyim biliyor musun¿ Ve anlamsız... Birşeyi ben yanlış ifade etmiş olabilirim ya da sen yanlış anlamış olabilirsin; senin savunduğun iletişim kanalını kullanarak kendimi ifade etmemi anlamaman, "kendimi anlatmama gerek dahi olmadığını" düşünmeme rağmen beni anlamak istememen beni ziyadesiyle hayal kırıklığına uğrattı, Sen özelinde... Bir de umursamaz tavırların; bu da kırdı... Bensizliğe alışmak istiyor ya da duygularını dindirmek istiyor olabilirsin. Ama bunu benim sana sarf etmeyeceğim, sarf etmeyi bırak, aklımdan dahi geçirmeyeceğim sözlerin arkasına sığınarak yapmamalısın; çünkü Senin bunu kendi kararınla yapacak özgüvene sahip olduğunu düşünüyorum, benim kesinlikle kasdetmediğim birşeyin arkasına sığınmana gerek yok! Ve tekrar ediyorum; ben sana ne bu şekilde sözler sarf edecek ne de bunları aklımdan geçirecek kadar şeref yoksunu, kişinin hatırasına değer vermeyecek bir insan değilim! "Ne oldum değil ne olacağım?" diyecekmişsin; Seni aradığımda içimden geçenler ile senin kendini inandırdıkların karşısında sarf ettiğin sözler/inatçılığın ve tavrın bana tam olarak bunu düşündürdü. En son da dediğim gibi "Benim hakkım Sana helal, Senin hakkın da bana haram olsun, olsun ki bana inanmak istemediklerinle Allah katında yüzleşesin; konu mahşer gününe dahi dayansa geride hoş bir sada bırakmak önemli..."
Bir şey daha; "Sen bana değer verseydin..." diyorsun ya, beni tanıdığın kadarıyla "Ben Sana değer vermesem, beni her seferinde Sensizlik ile sınayan Seni arar mıydım, ettiğim tüm o beylik duruşları bir kenara bırakıp kötü günündeysen yanında olabilmek düşüncesiyle¿¿¿"
Seni Allah'a emanet ediyorum; Seni bir daha görebilmek için değil, iyi ol, kılına da zarar gelmesin, ayağına da taş değmesin diye. Ben hayatından usulca çekiliyorum, uykunun altında kalsın, güzel başlayıp kötü biten bir rüya der, geçersin.
ceren
02.05.2025 - 07:00?si=jnw_j-V9XNDK_4_G
Baktın yüz yüze görüşmüyoruz, Sen de artık rüyalarda buluşmaya karar verdin sanırım :) Zira bu gece de rüyamda Seni gördüm ve "Acaba rüya mıydı yoksa gerçek miydi?" ikilemiyle, biraz sersem, biraz buruk gözlerimi açtım; 11'inci günde Sensizliğe...
Uyanma vaktiniz gelmiştir Kraliçe Hazretleri, günaydın
ceren
02.05.2025 - 00:00Gecenin örtemediği nadir durumlardan biri de insanoğlunun doğrusu ile gerçeği arasında sıkışıp kalmışlığıdır. Araf...
Allah rahatlık versin; iyi geceler, tatlı rüyalar diliyorum
ceren
01.05.2025 - 19:20Diyeceksin, konudan konuya ve duygudan duyguya nasıl bu kadar hızlı ve bağlantısızca atlayabiliyorsun :) Hani deliler gibi seviştikten sonra benim üzerime uzanmıştın ya; o an'ımız sürekli aklıma geliyor. Kendimi hiç o kadar rahat hissetmemiştim; anlam ve tamamlanmışlık kokuyordu her bir zerremiz...
ceren
01.05.2025 - 19:1710 gün oldu, koskoca 10 gün; hissiyatımda 10 yıl gibi... Uyandığından, işe gidip gitmediğinden, gününün nasıl geçtiğinden, bir sorununun/sıkıntının olup olmadığından, eve varıp varmadığından, hiç hastalanıp hastalanmadığından, doktora gidip gitmediğinden, uyuyup uyumadığından ve Sana dair olan hiçbir şeyden en ufak bir haberim dahi yok... Bunu düşündüğümde gözlerim doluyor ve öylece kalıyor, yaşlar dahi süzülemiyor. Belki kendimin dahi bilmediği, derinlerimde bir yerler sızlıyor şu kopuş sürecimizde. Kopuş süreci... Bunu yazabiliyor olmak dahi yaşananlara ve hissiyata ihanet etmek gibi geliyor... Hiç bu kadar kendimle çelişmemiştim biliyor musun¿
ceren
01.05.2025 - 19:07Rüyamda Seni gördüm. Uyandığımda çok garip, tarifsiz bir hissiyat içerisindeydim. Seni çok özlemişim...
ceren
01.05.2025 - 00:00Hani hep derim ya "Ben her zaman küçük ihtimallerin peşinden koştum." diye, olur da bir gün denk gelir ve okursan... Bugüne kadar ve bugün Seni aramadıysam bil ki cesaretim ya da gücüm olmadığından değil, Sana bir söz verdiğim ve huzurlu bildiğin yolda sadece ve sadece iyi olmanı istediğim içindir... Allah rahatlık versin; iyi geceler, tatlı rüyalar diliyorum
ceren
29.04.2025 - 23:45Ve insan,
Herşeyden kaçar da
İçinde taşıdığından kaçamaz...
İyi geceler, tatlı rüyalar diliyorum ??
ceren
26.04.2025 - 12:58Teninden ve dudaklarından damıttığım tadına duyduğum tarifsiz bir açlık ile gözlerimi açtım yeni güne...
ceren
24.04.2025 - 09:17Günaydın siyah zeytinim, kara böcüğüm;
Dünyanın pek de sevimli olmayan mahlukatları Sana sıfat olunca ne de güzel oluyor bir bilsen...
Bugün de kalbimin en güzel yerinde, pamuklara sarıp sarmaladım Seni,
Ve aklıma her gelişinde, yüzümde beliren tebessümün yegane sebebisin...
ceren
22.04.2025 - 16:18Yine erken başlayan bir günde, daha yeni oturabildim desem inanır mısın?.. Ve oturur oturmaz, yani kendi kabuğuma çekilir çekilmez, kabuğumu içten içe saran ve artık kendinden ibaret olan Sen'li yalnızlığım ile baş başa kaldım.
Aklıma ilk gelen altı çizili kitaplar ve bu kitaplar hakkında bana yönelttiğin sorulara verdiğim, hiç de tarzım olmayan bayağı cevaplar oldu. Ama bendeki asıl cevaplar ise Senin duyduklarından çok daha fazlası ve çok daha başkasıydı... Sadece o an, Sen özelinde hiç yaşamak istemediğim o an, bendeki Sen dışında herşey anlamını yitirmişti. Kolay değil, insanın hayatının anlamının parmaklarının ucundan kayıp gidiyor olması... Böyle bir an'da, hangi kitabın hangi cümlesinin bir anlamı kalabilir ki¿..
ceren
22.04.2025 - 09:17Sesinin her bir tınısına, ağzından çıkacak her bir kelimeye muhtaçlığımın acizliğiyle, her karanlık gecenin bu sefer olmayan sabahına gözlerimi açtım işte; yaşamaktan hâllice...
Gözümün değdiği her yerde Sen'li bir serap,
Yüreğim bir Sen dolu,
Kalbimin her bir atışında bir Sen çırpınıyorsun...
ceren
10.04.2025 - 00:52İki gözümün çiçeği;
Bu, Sana son sefer bu şekilde hitap edişim...
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun; annen vefat ettiği vakitten uzun bir zaman sonra seni aradığımda bana sitem etmiştin. Ben ne düşünürsem düşüneyim yanında olduğumu hissetmek isteyeceğinden bahsetmiştin. Bugün de bana bahsettiğin "yanlış anlaşılmak" konusundan bi haber Seni aradım. Seni ararken niyetim şuydu ki, eğer ki kötü bir haber aldıysan ve moralin bozuksa yanında olabilmek, her ne kadar terk edilmiş bir adam hissiyatında olsam da... Ama bu hissiyatı bir kenara bırakıp sadece bir derdin varsa derdini paylaşmak istedim, kötü günde yanında olabilmek. Ve sonrasında da seni ve süreci anladığımı Sana ifade edebilmek, bu konuda kendini kötü hissettiğin ya da suçladığın bir konu varsa Seni rahatlatmak, "anlaşıldığının huzurunu yaşatmak." Lakin şu an hiç olmadığım kadar sinirliyim biliyor musun¿ Ve anlamsız... Birşeyi ben yanlış ifade etmiş olabilirim ya da sen yanlış anlamış olabilirsin; senin savunduğun iletişim kanalını kullanarak kendimi ifade etmemi anlamaman, "kendimi anlatmama gerek dahi olmadığını" düşünmeme rağmen beni anlamak istememen beni ziyadesiyle hayal kırıklığına uğrattı, Sen özelinde... Bir de umursamaz tavırların; bu da kırdı... Bensizliğe alışmak istiyor ya da duygularını dindirmek istiyor olabilirsin. Ama bunu benim sana sarf etmeyeceğim, sarf etmeyi bırak, aklımdan dahi geçirmeyeceğim sözlerin arkasına sığınarak yapmamalısın; çünkü Senin bunu kendi kararınla yapacak özgüvene sahip olduğunu düşünüyorum, benim kesinlikle kasdetmediğim birşeyin arkasına sığınmana gerek yok! Ve tekrar ediyorum; ben sana ne bu şekilde sözler sarf edecek ne de bunları aklımdan geçirecek kadar şeref yoksunu, kişinin hatırasına değer vermeyecek bir insan değilim! "Ne oldum değil ne olacağım?" diyecekmişsin; Seni aradığımda içimden geçenler ile senin kendini inandırdıkların karşısında sarf ettiğin sözler/inatçılığın ve tavrın bana tam olarak bunu düşündürdü. En son da dediğim gibi "Benim hakkım Sana helal, Senin hakkın da bana haram olsun, olsun ki bana inanmak istemediklerinle Allah katında yüzleşesin; konu mahşer gününe dahi dayansa geride hoş bir sada bırakmak önemli..."
Bir şey daha; "Sen bana değer verseydin..." diyorsun ya, beni tanıdığın kadarıyla "Ben Sana değer vermesem, beni her seferinde Sensizlik ile sınayan Seni arar mıydım, ettiğim tüm o beylik duruşları bir kenara bırakıp kötü günündeysen yanında olabilmek düşüncesiyle¿¿¿"
Seni Allah'a emanet ediyorum; Seni bir daha görebilmek için değil, iyi ol, kılına da zarar gelmesin, ayağına da taş değmesin diye. Ben hayatından usulca çekiliyorum, uykunun altında kalsın, güzel başlayıp kötü biten bir rüya der, geçersin.
Toplam 36 mesaj bulundu