Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin haç parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'i olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı, ve aramızda şöyle bir diyalog geçti: - O ne len ööle? - Printer (yanindaki öteki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra söför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu
nasılsın arkadaşım ne zamndr karşılaşamadık..benm çok konuşma sohbet arzum olduğu zamn karşımdakinin olmuyor..yani anlayacan olmuyor..olmayınca yani:((umarım günlerin güzel geçiyordur..senin gibi hem olgun hem dolgun:(aynı zamnda yüreğinin samimiyetine inandığm bir dostu tanımak benm için güzellik..hayatımn renklernden biri..arada en azından antolojiden yüreğinin nağmelerini duymak beni mutlu eder..sevgiyle kal dostum.bazen hayat çok garip geliyor bana...anlamsızlaşıyor..yüreğimn çığlıklarıyla başbaşa kalıyorum sende de olur mu acaba?
09.03.2007 - 07:12
doğuım gününüz kutlu olsun...
mutluluklar..
buda hediyeniz..
Sene 1992, üniversite yılları. Anneannemin haç parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'i olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı, ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:
- O ne len ööle?
- Printer (yanindaki öteki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra söför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu
20.01.2007 - 00:52
nasılsın arkadaşım ne zamndr karşılaşamadık..benm çok konuşma sohbet arzum olduğu zamn karşımdakinin olmuyor..yani anlayacan olmuyor..olmayınca yani:((umarım günlerin güzel geçiyordur..senin gibi hem olgun hem dolgun:(aynı zamnda yüreğinin samimiyetine inandığm bir dostu tanımak benm için güzellik..hayatımn renklernden biri..arada en azından antolojiden yüreğinin nağmelerini duymak beni mutlu eder..sevgiyle kal dostum.bazen hayat çok garip geliyor bana...anlamsızlaşıyor..yüreğimn çığlıklarıyla başbaşa kalıyorum sende de olur mu acaba?
Toplam 2 mesaj bulundu